HABER ARAMA


Gelişmiş

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR


    Türkiye Bir Eğitim Üssü Olabilir Mi?

    Okunma  Giriş :
    Yorumlar  Yorum : 0
    Okunma  Oku : 3037
    Tarih  Tarih : 18.11.2014, 17:31

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    Türkiye Bir Eğitim Üssü Olabilir Mi?

    İstanbul Aydın Üniversitesi Avrupa İlişkileri Direktörümüz Rafet Solak, Almanya’nın en çok dağıtılan gazetesi Post’ta köşe yazısı yazmaya başlamış ve uluslararası düzeyde eğitimle ilgili önemli bilgileri bizlerle paylaşmıştır.

    Sizlerle Avrupa’nın en çok dağıtılan gazetesi olan Post’un sayfalarında buluşmaktan dolayı çok heyecanlıyım. İstanbul Aydın Üniversitesi Avrupa İlişkileri Direktörü olarak, yaklaşık4 yıldır Avrupalı Türk öğrencilerimize üniversite eğitimi konusunda destek olmaya çalışıyorum. Bu ilkyazımda, Türkiye’nin büyük bir iddia ile yola çıktığı“ eğitim üssü olma ”hedefini değerlendirmeye çalışacağım. Uluslararası eğitim dünya genelinde birçok ülkenin sanayi, endüstrive turizm gibi sektör kalemlerinden biri olarak görülür. Uluslararası eğitim, hem bilimsel hem de uluslararası iş gücü yatırımları için bir araç olduğu gibi başlı başına döviz getirici bir kalem olarak da görülür. Özellikle son yıllarda ABD, Çin ve Rusya gibi büyük devletler yükseköğretimde uluslararasılaşmayı bir devlet politikası olarak görmektedirler. Amerika’nın uluslararası öğrencilerden elde ettiği gelir, ABD Uluslararası Eğitim Enstitüsü rakamlarına göre 25 milyar dolar civarındadır. Çin ise yükseköğretimde uluslararasılaşmayı bir devlet politikası olarak gördüğünü ilan etti ve Project 211 ile Project 985’i devreye soktu.

    Bu amaç çerçevesinde üniversitelerin akademik çalışmaları, bilimsel yeterlilikleri, teknolojik altyapıları devlet desteğivle kontrolü altına alınarak Çin üniversitelerinin dünyanın en iyi üniversiteleri arasına girmesi hedeflenmekteydi. Çin böylece uluslararası eğitim için bir adres olmayı kendine hedef olarak koymuş oluyordu. Bugün Çin’in dünyaya göndermiş olduğu öğrenci sayısı 450 bin rakamı ile ifade edilmektedir. Unesco’nun yayınlamış olduğu verilere bakıldığı zaman dünya genelinde 4,5 milyon öğrencinin uluslararası dolaşımdan yararlandığı düşünülmektedir. Uluslararası eğitim ekonomik açıdan bakıldığı takdirde250 milyar dolarlık bir pazarı ifade etmektedir. Türkiye Polonya ile birlikte uluslararası öğrenci pazarından yüzde 2civarında en az istifade eden ülke olarak sonlarda yer almaktadır. Yükseköğretim Kurumu, dünyanın her yerinde gönüllü büyükelçilerimiz olacak olan uluslararası öğrencileri ülkemiz için cazibe merkezi haline getirmeyi bir devlet politikası olarak amaç edinmiştir. Küresel bazda dünya üniversiteleriyle rekabet edebilecek uluslararası programlardan en üst düzeyde yararlanmayı ve Mevlana gibi dünya ölçeğinde değişim programlarını hayata geçirmeyi hedeflemektedir.

    Bu amaçla YÖK, uluslararasılaşmayı yükseköğretim hedefleri arasında ilk sıraya koymuş durumdadır. Bugün Türkiye’de öğrenim görmekte olan uluslararası öğrenci sayısı 75 binlere ulaşmış durumdadır. Türk üniversiteleri Almanya, Amerika gibi birçok ülkenin en iyi üniversiteleri ile ortak akademik değişim programları, projeler, konferanslar ve sempozyumlar düzenlemekte ve dünya ölçeğinde başarılı çalışmalara imza atmaktadır. Bu durum Türk üniversitelerinin bilimsel, akademik ve teknolojik ölçekte dünya üniversiteleri ile yarışabilir düzeye erişeceğinin bir göstergesidir. Bugün Almanya’da her yıl Trucas’ın düzenlemiş olduğu Türk üniversiteleri fuarında binlerce Türk genci Avrupa’dan önce Türkiye’yi yükseköğretim hayalleri için bir adres olarak görmektedir. Kendi kültüründen ve geçmişinden kopmak istemeyen aileler çocuklarını hiç tereddüt etmeden Türkiye’ye göndermeyi istemektedirler. Neticede Türk üniversiteleri AB Komisyonun vermiş olduğu uluslararası diploma etiketlerine sahip durumdadırlar. Ayrıca, uluslararası öğrencilerin, gidecekleri ülkeleri seçerken, göz önüne aldıkları başlıca kriterlerin eğitimde kalite, istihdam edilebilirlik, ulaşılabilirlik, finanse edilebilirlik, güvenlik ve yaşam tarzı olduğu düşünülürse Türkiye’nin iyi bir adres olduğu söylenebilir. Önümüzdeki yıllarda dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında birçok Türk üniversitesinin yer alacağını düşünmek artık bir hayalcilik değildir. Bu amaçla Türkiye’nin bölgedeki istikrarsızlığı uluslararası eğitimde bir adres olarak tersine çevirmesi, istikrarsızlık problemi yaşayan ülkelerin yeniden kalkınmasında akademik ve bilimsel yeterlilikleri ile öncülük etmesi beklenmektedir.

    Bu nedenle Türkiye önümüzdeki yıllarda akademik ve bilimsel çalışmalara ağırlık verecek bir misyon ile uluslararası eğitimi bir devlet politikası olarak görmeli, dünyanın her yerinde Türk ve yabancı öğrenciler için bir çekim merkezi haline gelmelidir.

    Yazdırılabilir Sayfa Sayfayı Yazdır | Word'e Aktar Worde Çevir | Tavsiye Et Arkadaşına Yolla | Yorum Yaz Mesaj Yolla

    Yazarın Önceki Yazıları

    Son Haberler


    YAZARLAR

    Doğu Akdeniz’de Enerji Satrancı23.01.2015





    Toplam Ziyaretçi : 
    Aktif Ziyaretçi : 

    18684553
    61
       

      Son Ziyaret :  21.10.2019 15:51