HABER ARAMA


Gelişmiş

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR


    Alper Yalçın “Cezaevlerindeki yabancı uyruklu çocuk sayısı artış gösteriyor”

      23.11.2016

    Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla İstanbul Aydın Üniversitesi'nde düzenlenen konferansta konuşan Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği'nden Alper Yalçın, son yıllarda da cezaevlerindeki yabancı uyruklu çocuk sayısı artış gösteriyor,” dedi.

    Categorie  Kategori : KONFERANS
    Comments  Yorum : 0
    Reading  Okuma : 499

    Share |

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    İstanbul Aydın Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nun düzenlediği "Dünya Çocuk Hakları Günü" seminerine İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Genel Sekreteri Avukat Selmin Cansu Demir ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği'nden Alper Yalçın konuk oldu.

    İAÜ Florya Yerleşkesi D Blok Turuncu Salon'da gerçekleşen seminerde Avukat Cansu Demir, "Çocuk İhmal ve İstismarının Hukuki Boyutu" ve "Çocuk Hakları Evrensel İlkeleri" hakkında temel bilgi ve haklardan bahsetti.

    Av. Cansu Demir, "Çocukların üzerinde toplumsal algılar var. Çocukları yetişkin bir birey gibi gören algı ve hem bu algı hem de yargı sistemiyle mücadele ediyoruz. Sistem çocukları fazla önemsemiyor, tedbirlerin alt yapısı çok iyi oluşturulamamış, çocukları reddeden bir algı var’’ dedi.

    Demir konuşmasında Türk Ceza Kanunun çocuklarla ilgili maddelerinden bahsederek TCK’nın “Reşit olmayanla cinsel ilişki”yi düzenleyen maddelerinin revize edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Cinsel istismar ya da cinsel tacize uğrayan çocuklarda dava sürecine girildiği takdirde “çocuğun ifadesi bir kez alınsın” şeklinde bir hak olduğu halde buna uyulmadığını söyleyen Demir, çocuk yargı sürecinde mağdur olduğunu ispatlayana kadar bilen bir yetişkin, psikolog, savcı doktor, yargı mensubu, çoğu zaman mahkemede jandarma karşısında defalarca aynı şeyi yaşadığını ve bunun psikolojisini kötü etkilediğini dile getirerek şunları söyledi:

    “Çocuk vakalarında 3 şey üzerinde duruluyor. Korku, suçluluk ve utanmak. Cinsel istismar ve tacize uğrayan çocuklar bunu yapan kişi tarafından özellikle ailesiyle korkutuluyor. Çocuk bunu söylerse ailesine zarar verileceğini düşünüyor. Suçluluk hissediyor neden suçlu başka çocukları değil de beni seçti? Utanıyor başına gelenleri bir başkasına anlatmaya. Kız çocukları erkek bir yargı mensubu, doktor, sosyal uzmana uğradıkları cinsel istismarı anlatmak istemiyor. Böyle bir hakları olduğu halde bu da dikkate alınmıyor süreç esnasında. Anne babalar çocuklarının yanında olmak yerine konunun üzerini örtmeye çalışıyor ve toplumsal nedenlerden davadan geri çekiliyor.”

    “6284 sayılı kanunun herkes bilsin”

    6284 sayılı kanunun herkes tarafından bilmesi gerektiğine dikkat çeken Demir, “Bu kanunun amacı şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir,” dedi.

    Cezaevinden çıkan çocukların topluma kazandırılmadığına dikkat çeken Yalçın, ''Çocukların kendi akranları arasında uyumsuz, şiddet eğilimi göstermesi ona ceza verilmesi değil, psikolojik bir desteğe ihtiyaç duyduğunun göstergesidir. Ama biz çocuğu kavga ettiği zaman 5 gün 21 saat bir odaya kapatıyoruz. Ardından oradan çıkarıyoruz, ayda bir çıplak arıyoruz, ailesiyle görüştürmüyor etkinlikten men ediyoruz. Tahliye olduktan sonra da çocuk hakkında tahliye planı yapmıyor, hiçbir destekte bulunmuyoruz” diye konuştu.

    Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği'nden Alper Yalçın yaptığı konuşmada çocukların cezaevlerinde içtikleri suya kadar para ödediklerine dikkat çekerken, tutuklu çocukların ailelerinin de mağdur olduğunu dile getirdi.

    Yalçın, “Türkiye’de şu an 2 çocuk cezaevi var. Hatay Çocuk Cezaevi ve Tarsus Çocuk Cezaevi. 2017'de de Kayseri Çocuk Cezaevi’nin açılması planlanıyor. Cezaevine düşen çocukların, tahliyelerinin ardından 1 yıl içerisinde tekrar cezaevine geri dönme oranları çok yüksek. Son yıllarda da cezaevlerindeki yabancı uyruklu çocuk sayısı artış gösteriyor. Cezaevi açmak çözüm değil bu çocukların eğitim ve desteğe ihtiyaçları var” dedi.

    Çocukları dinlemek için bir alanımız olmadığına dikkat çeken Yalçın, şiddeti engellemek için bağımsız mekanizmalara ihtiyaç olduğunu dile getirdi.



    Haber - Fotoğraf: Derman Altunbaş (İAHA)

     

    Yazdırılabilir Sayfa Sayfayı Yazdır | Word'e Aktar Worde Aktar | Tavsiye Et Arkadaşına Gönder | Yorum Yaz Yorum Ekle

    KONFERANS

    En Çok Okunanlar




    Toplam Ziyaretçi : 
    Aktif Ziyaretçi : 

    16314921
    52
       

      Son Ziyaret :  19.10.2017 08:11