HABER ARAMA


Gelişmiş

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR


    Ataol Behramoğlu: “Halk şiiri Türkçe’nin bir omurgasıdır”

      01.11.2016

    İstanbul Aydın Üniversitesi'nde düzenlenen “20. Yüzyıl Türk Şiirinin Anlatılmasındaki Güçlükler” konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Ataol Behramoğlu, “20. yüzyıl Cumhuriyet şiirinin en önemli kazanımı Türkçe'nin bir omurgası olarak halk şiirini gündeme getirmesidir,” dedi.

    Categorie  Kategori : KONFERANS
    Comments  Yorum : 0
    Reading  Okuma : 510

    Share |

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    İstanbul Aydın Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'nin düzenlediği  ve Prof. Dr. Necat Birinci'nin moderatörlüğünü üstlendiği konferansta Prof. Dr. Ataol Behramoğlu, Doç. Dr. Bâki Asiltürk ve Yrd. Doç. Dr. Ali Yıldız “20.Yüzyıl Türk Şiirinin Anlatılmasındaki Güçlükler”i masaya yatırdılar.

    Konuşmasında Cumhuriyet şiirini tanımak için 19. Yüzyıl Cumhuriyet şiirinin temelini oluşturan Fransız şiirini iyi tanımak gerektiğini vurgulayan  Prof. Dr.  Ataol Behramoğlu, “Fransız şiirini iyi tanımazsak Türk şiirini iyi anlatamayız. Etkilenmek kopya etmek demek değildir. Ama tanımamız lâzım. Bu alandaki öğretim üyesi arkadaşlarımın Fransızca öğrenmeleri gerekiyor. Türk Edebiyatının ve  Türk şiirinin kaçınılmaz bir zorunluluğudur. Nasıl klasik şiirimizi bilmek için Osmanlıca bilmek zorundaysak; Cumhuriyet dönemi şiirini de yorumlayabilmek için Fransızca bilmek mecburiyetindeyiz,” şeklinde konuştu.

    Yunus Emre'nin  öneminin gerçek anlamıyla 20.yüzyılda anlaşıldığını da anlatan Prof. Dr. Behramoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim halk şiirimiz, halk deyimiyle kendi göbeğini kendi keserek 20.yüzyılın ortalarına kadar Âşık Veysellere Mahzuni’ye kadar gelmiştir. Karacaoğlan’ı ben çağdaşı olan Batılı kent şairleriyle yarıştırırım. Karacaoğlan’ın Türkçesi ve Karacaoğlan’ın hayata, ölüme, aşka bakışı kullandığı dil olağanüstüdür. “İncecikten bir kar yağar.” gibi bir mısrayı ben Shakespear’in mısrasıyla Puşkin’in mısrasıyla aynı terazide tartarım. Yani 20. yüzyıl Cumhuriyet şiirinin en önemli kazanımı Türkçe’nin bir omurgası olarak halk şiirini gündeme getirmesidir.”

    Yrd. Doç. Dr. Ali Yıldız ise yaptığı konuşmada, “Modern sanatın diğer bütün türlerinde olduğu gibi resimde romanda vs. olduğu gibi genel kitlenin işte resim olarak görebileceği bir şeyi artık resim olarak görülememesi roman olarak okuyabileceği anlamasa da yeterince roman olarak görülememesi şeklinde özetleyeceğimiz bir husus şiir için de geçerli olmuştur. Anlayamama haliyle de karşılaşmışlardır,” diyerek Türk  şiirindeki parçalanma durumuna dikkat çekti.

    Konuşmasında “Dil bir ulusun temel varlığıdır” diyen  Doç. Dr. Bâki Asiltürk ise, “ Bu alanda çalışan biri olarak ciddi sıkıntılar yaşayan biriyim.   20. Yüzyılda Türk şiirinin daha iyi anlatabilmemiz için bugün biraz daha geniş imkanlara sahibiz. Burada daha iyi ders kitapları hazırlanabilir,  üniversitelerin edebiyat bölümlerinin müfredatının düzenlenebilir.  Geçmişte de bunları düşündük. Ama herhâlde bugünkü vizyonumuz geçmişe göre çok daha geniş,” dedi.



    Fotoğraf: Oğuzhan Yüksek (İAHA)

     

    Yazdırılabilir Sayfa Sayfayı Yazdır | Word'e Aktar Worde Aktar | Tavsiye Et Arkadaşına Gönder | Yorum Yaz Yorum Ekle

    KONFERANS

    En Çok Okunanlar




    Toplam Ziyaretçi : 
    Aktif Ziyaretçi : 

    16201283
    100
       

      Son Ziyaret :  23.09.2017 08:40