HABER ARAMA


Gelişmiş

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR


    Uluslararası Yükseköğretimde Yeni Eğilimler Kongresi Basın Raporu

      15.04.2016

    Uluslararası Yükseköğretimde Yeni Eğilimler Kongresi Basın Raporu

    Categorie  Kategori : KONGRE
    Comments  Yorum : 0
    Reading  Okuma : 1386

    Share |

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    İstanbul Aydın Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Yükseköğretim Çalışmaları Uygulama ve Araştrma Merkezi ile Eğitim Fakültesi İşbirliğinde 12-13 Nisan tarihlerinde “Yükseköğretimde Yeni Eğilimler: Değişime Ayak Uydurma” başlıklı uluslararası bir  kongre düzenlenmiştir. Kongrede, her geçen gün değişen talepler, fırsatlar, beklentiler ve sorunlar doğrultusunda yükseköğretimin politikaları, modelleri ve yenilikçi hareketleri ele alınmuştır. Kongrenin Akademik Direktörlüğünü Prof. Dr. Ahmet Metin Ger yürütmüş olup; Prof. Dr. Hamide Ertepınar ve Yrd. Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı kongrenin  koordinatörlüğünü yürütmüşlerdir. I.Gün sunumlarla ve panelle yürütülen Kongrenin; ikinci günü 60 farklı üniversiteden 107 bildirinin sunulmasıyla devam etmiştir.

    Kongrenin açılış konuşmasını yapan Kongre Direktörü Prof. Dr. Ahmet Metin Ger; Üniversitelerin temel işlevlerini ele alarak; günümüzde üniversitelerden beklenenin araştırma yaparak bilgiyi üretmek, üretilen bilgiyi eğitim yoluyla aktarmak, topluma hizmet etmek, girişimcilik ve uluslararasılaşma olduğundan söz etti.  21.yy,da bilim ve teknolojinin getirdikleri ile eğitim sisteminin yeniden şekillendirilerek, hedeflerinin gözden geçirilmesi gerektiği üzerinde duran Prof. Dr. Ger;  21.yy’ın yeni kavramlarının kitlesel eğitim, sürekli eğitim, elit eğitim, programlar arası esnek eğitim, ileri eğitim teknolojileri olduğunu söyledi.

    Yükseköğretim sisteminin gelenekselleşmiş bazı karşıtlıklarına ek olarak yeni karşıtlıklarla da karşı karşıya geldiğini belirten Prof. Dr. Ger; bunlara örnek olarak teori ile pratiklik, araştırmayla eğitim-öğretim, doğa bilimleri ile beşeri bilimler karşıtlıklarını vermiştir. Ayrıca yeni tanımlanmış gereksinimlere göre de yapılandırılmaları gereken kavramlar ve karşıtlıklar olarak  akademik özgürlük ile toplumsal sorumluluk, geleneksellik ile inovasyon, otonomi ile devlet yönlendirmesi, öğretim ağırlıklı olmak ile iş edindirme ağırlıklı olarak, kitlesellik ile elitislik, ihtisaslaşma ile genel bilgi kavramları üzerinde de durmuştur.  Tüm bu yeni boyutlara karşın üniversitelerin temelde ekonomik ve toplumsal gelişime katkıda bulunarak toplumun refah düzeyini arttırmak üzere var olduklarının altını çizen Prof.Dr. Ger  bu nedenle yeni gündem bağlamında geçerli olan ve olabilecek tüm eğilimlerin  bu karşıtlıkların bir arada nasıl yaşatılabileceğine yönelik yaklaşımları içermesine değindi. Yeni eğilimleri tanımlayan karakteristikler bilim toplumunu şekillendirme, istihdam sağlayabilme, kaliteyi arttırabilme, rekabetçiliği sağlayabilme ve belki de en önemlisi yeni öğretme ve öğrenme yaklaşımlarını geliştirme olarak sıralanabileceğinin üzerinde durdu. Yükseköğretimde akreditasyonu ve kaliteyi zorlayan en önemli nedenin uluslararası ticari teknolojik bütünleşme olduğunu söyleyen Prof.Dr. Ger; sonuç olarak kültürel, siyasal, bilimsel ve ekonomik gelişmeye öncelik etme işlevlerini sürdüregelen üniversitelerin hem kendilerini hem de kendilerinden büyük beklentileri bulunan insanlığı 21. yy’a hazırlamak için hem yeni eğilimlerin belirlenmesi sürecinde etkin rol üstlenmesinin hem de yeni eğilimlerle tanımlı değişim sürecine ayak uydurmasının önemli ve ivedi olduğu üzerinde durdu.

     

    Kongrede konuşan İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yadigar İzmirli ise;  Bilim ve teknolojinin hızla gelişmekte ve değişmekte olduğundan özellikle bilişim teknolojilerindeki bilgiyi üretme, bilgiye erişim, bilgiyi kullanma ve yayma noktalarında ortaya çıkan büyük değişimlerin yükseköğretimin yapısını da etkilediğinden bahsetti.  Yükseköğretim kurumları bilim ve teknolojinin talepleri ve fırsatlarına yönelik bireyler yetiştirme ve bireylerin bilginin bir döngüsüne ayak uydurmalarını sağlamak adına politikalar şekillendirmekte ve zira eğitim kurumları öncü olmak ve değişim ve yeniliğe hazırlıklı ve duyarlı olmak zorunda olduklarını söyledi. Şu an ki üniversite sisteminin 21.yy’ın ilk yarısında ele alınarak üniversite anlayışının yeniden biçimlendirilmeye çalıştığını belirten Prof. Dr. İzmirli; 21.yy’ın ikinci yarısından itibaren Amerika Birleşmiş Devletlerinde üniversitelerin temel nitelikleri arasında eğitim ve araştırma geliştirmenin yanında topluma hizmet fonksiyonunun da olması gerektiği anlayışının yaygınlaşmaya başlamasının yeni eğilimleri etkilediğini dile getirdi.

    Son yıllarda en önemli gelişme ve değişimin girişimci üniversite kavramının öne çıkması olduğunu söyleyen Prof.Dr. İzmirli; üniversitelerin nitelikli insan kaynağını oluşturma ve araştırma gibi geleneksel akademi işlevlerinin yanı sıra teknoloji transferi, inovasyon, ekonomik, sosyolojik ve kültürel anlamda topluma katkıda bulunmayı da görevleri arasında tanımladıklarından ve dış dünyanın taleplerine, piyasanın isteklerine uyum sağlamak hedefiyle eğitim öğretim araştırma yapmanın yanında topluma hizmet sunma işlevlerini yüklenen organizasyonlar topluluğu haline geldiklerinden bahsetti.

    Yeni anlayışta devlet artık üniversite hizmetlerinin sağlayıcısı olmaktan yavaş yavaş çıkıp düzenleyicisi olma işlevini üstlenmeye başladığından ve bunun doğal sonucu olarak üniversitelerin bütçelerini girişimci üniversite olmanın gereği olarak üniversite sanayi işbirliği çerçevesinde piyasaya yönelik bilgi bilim üretimi karşılığı piyasada karşılamaya başlamış olduklarını belirtti. Prof. Dr. İzmirli gerçekleştirilen bu kongrenin amacının da günümüz yükseköğretim alanında ortaya çıkan yeni eğilimleri bilgi ve bilişim teknolojilerindeki değişim çerçevesinde gözden geçirmek uygulamaları paylaşmak ve tartışmaktır olduğunu söyledi.

    İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın ise; 21. yy,da globalleşen dünyada ve teknolojinin her gün değişim gösterdiği akşamdan sabaha değişim gösterdiği bu çağın gelişmesi karşısında tüm dünyanın ne yapacağı konusunda şaşırmış olduğunun altını çizdi.  Çünkü teknoloji nerede duracak teknoloji yarın nasıl bir yöne gidecek  hiç kimse kestiremiyor diyen Dr. Mustafa Aydın; bu değişim ve çalışmalar arasındaki en büyük paramatre üniversitelerdir, dolayısıyla üniversiteler bu değişime bu yeniliğe ve teknolojik çalışmalara ne kadar ayak uydurabiliyor ise toplumun ihtiyaçlarına da o kadar cevap verebilir durumda olmaktadır dedi.  Eğer üniversiteler bu değişimlerden ve gelişimlerden kendine yeteri kadar pay çıkaramıyorlarsa bırakınız topluma ışık tutmayı ; yol açmayı toplumun gerisinde kalıyorlar diye konuşan Dr. Mustafa Aydın;  üniversitenin üstlenmiş olduğu misyonun üzerine çıkabiliyor ise üniversal olabildiğini, değişimi ve dönüşümü kendisinin iç yapısına alıp bilgiye dönüştürebiliyor ve sunabiliyor ise üniversite görevini yapmış olduğunu belirtti.  Aksi taktirde kendi içerisinde bir şeyler yapıp üreten ama topluma katkı sağlamayan bir üniversitenin görevini yerine getirmediğini ifade etti.

    Bilginin insanlık ve gelecek için üretildiğini; öncelikle o üniversitenin bulunmuş olduğu o kent için üretildiğini anlatan Dr. Mustafa Aydın; son 20 yıla baktığımız zaman eğitimde birçok arayışların olduğu, yüzeysel değişimlerin olduğunu, PISA ve TIMS ölçümlerinde ülkemizin alt sıralarda oluşunun üniversiteleri bu arayışlara sürüklediğini belirtti. Tüm bu sebeplerden yola çıkılarak; üniversitelerin arz talep dengesini dikkate alma; performans kriterlerinin belirleme ve uygulama, kalite ve akreditasyon süreçlerinin sınırsız olarak ele alma ve uygulama gibi zorunluluklarının olduğunun üzerinde durdu. Dr. mustafa Aydın ayrıca Üniversitelerde homojen sınıf oluşturulması, üniversitenin köklerinden ve kendi değerlerinden kopmadan dünya ile entegre olması, yabancı dil eğitimine önem verilmesi, her üniversitenin kendine alan belirleyip bu alanda başarısını kanıtlaması gereği, girişimci, yenilikçi ve dönüşümcü bir üniversite ruhu,üniversitelerin bilgiyi üretme, bilgiyi transfer etme, bilgiyi paylaşma zorunluluğu konularının da  altını çizdi. Akademik özgürlüğün bilim özgürlüğü ile sınırlı olduğunu belirten Dr. Aydın; son olarak ise yeni üniversitelerin açılması ile akademik personel eksikliğinin ortaya çıktığını da dile getirdi.

    Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem ise bu ve bunun gibi platformların çok değerli olduğunu; artık 21.yy da hızlı ve sürekli değişen bir dünyada yaşadığımızı belirtti. 2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre son 30 yıl içerisindeki değişimlerin son 5 yıldakinden daha az olduğunu tespit eden çalışmaların varlığından bahseden Orhan Erdem; son 3 yılda 30 yılınkinden daha fazla bilgi üretildiğinin altını çizdi. 21.yy değişimlerin iki unsurunun olduğunu; bunlardan birinin insan ikincisinin ise teknoloji olduğu üzerinde duran Erdem; hız, yoğunluk, güdümlülük ve suniliğin değişimlerin temel özelliklerini oluşturduğunu belirtti. Bir mamülün laboratuvar ürünü olarak elde edilip ticari ürüne dönüştürülmesi süresinin  21.yy,da oldukça kısaldığını; halbuki geçmişte bir telefon için 50, bir fotoğraf için 112 yıl beklenilmiştir. Oysa daha sonraki sürede lazer ışını için 4, televizyon 12, atom bombası için 6 yıl beklendiğini belirten Erdem; bu nedenlerden dolayı örgütlerin artık hızlı hareket etmek ve değişime ayak uydurmak zorunda olduğunu ifade etti. Bu değişimlere uyum sağlayarak varlıklarını devam ettirenlerin ayakta kalacağı üzerinde duran Erdem; üniversitelerin toplumun en önemli gücü olarak akreditasyon, kalite gibi süreçleri sağlıklı süreçleri yürüterek Dünya ile bütünleşebileceği ve topluma katma değer sunacağı üzerinde durdu.

    Slovenya Milli Eğitim Eski Bakanı, EUA Kalite Süreçleri Yöneticisi, Bologna Süreç Temsilcisi Prof. Dr. Pavel ZGAGA Balkanlarda Yükseköğretimde Yeni Eğilimler Konusu üzerine konuştu.  Prof. Dr. Pavel Zgaga Balkanlardaki Yükseköğretim reformundan bahsetti. Zgaga Bologna sürecinin bir başarı olduğunun ve şu anda 48 ülkede yürütülmekte olduğunun altını çizdi. Bologna sürecinin çok ciddi farklılıklardan yola çıkılarak bugün bir birlik oluşturduğunu belirtti. Önünde hiçbir model olmadan bir kaostan yola çıkan Bologna sürecinin bugün bir dizi reformu başlattığını da belirten Zgaga;  Bologna sürecinin çok kolay bir şekilde hazırlanabilen ve adapte edilebilen; iki temel döngüsü olan, kredi sistemi kurmayı hedefleyen; uluslararası hareketliliği arttırmayı ;kalite güvencesi sağlamayı ve Avrupa yükseköğretiminde gerekli Avrupa boyutlarını güçlendirmeyi hedefleyen amaçlarla yola çıktığını belirtti. Birçok riskin üstesinden gelen Bologna sürecinin özellikle Balkanlarda ilişki kurmak için ve ulusal reformların Avrupa’ya uyumunu sağlayabilmek için gönüllü olarak içine girilen bir süreç olduğunu anlattı. Balkanlar’da 8 Balkan ülkesinde 17 üniversite ile 78 görüşme sonuçlarına dayanılarak yapılan bilimsel bir çalışmaya göre; Bologna sürecine ilişkinin Balkanlarda üç dalganın görüldüğünü 1.sinde 1990 sonrası Bologna süreci başlamasına rağmen herhangi bir hareketliliğin olmadığı; II.sinde  1990-2000’li yıllar arasında Avrupa ile yeniden bütünleşmenin sağlandığı ve harekete geçildiği; üçüncü dalgada ise 2000’li yıllardan sonra Bologna sürecinin tamamlandığının üzerinde durdu. 1990’lı yıllardan sonra Balkanlarda özel üniversitelerinin sayısının hızla arttığını ve 2012’de bu sayının 250’ye ulaştığını belirten Prof. Zgaga; bu durumun arza olan ihtiyacı gidermek; seçenek sunmak, rekabet, liberalleşme, etnik farklılıklar, ve toplumdaki güç dengelerinden kaynaklandığının altını çizdi ve ekledi; ‘’Eğer acil bir şekilde Akreditasyon standartları oluşturulmaz ve uygulanmaz ise bu sayının yükseköğretimde çok ciddi kalite sıkıntısı yaratacaktır.’’

     

    EQAR Direktörü Colin Tück ise Avrupa’daki Yükseköğretimde Yeni Trendlerden birsi olarak ele alınan Kalite Güvencesi konusunu ele aldı.  Şuan Avrupa’daki yükseköğretimin sosyal birtakım zorluklara cevap vermeye çalıştığını belirten Colin Tück; bu çerçevede yükseköğretimin daha katılımcı bir toplum oluşturma; öğrencilere fırsat sunma ve bakış açısı sağlama, insan hakları ve demokrasiyi arttırma, akademik özgürlükleri koruma ve temel nokta olarak hareketlilik ve ilişkiler yoluyla birbirini anlamayı, öğrenme ve öğretmenin kalitesini arttırma, mezunların istihdamını arttırma, sistemleri daha kapsayıcı ve katılımcı hale getirme gibi misyonlarına vurgu yaptı. Avrupa Yükseköğretim çerçevesinin kaliteyi arttırmak üzerine kurgulandığını belirten Tück; şuan 42 tane kayıtlı kalite kurumunun olduğunu ve buradaki kalite standartlarının ana paydaşlarla birlikte; başkanlar tarafından oluşturulduğunu ve bu standartların ilk kez 2005’te oluşturulduğunu; 2015’te son hallerinin verildiğini belirtti. Bir yükseköğretim kurumunun kalite güvencesini sağlayabilmek için; öncelikli sorumluluklarının kaliteyi sağlamak olduğunu belirten Tück; yükseköğretim kurumlarının ayrıca sistem, kurum, program ve öğrencilerin farklılıklarına cevap vermek, kalite kültürünü desteklemek; öğrencilerin ihtiyaç ve beklentilerini; ayrıca diğer paydaşlar ve toplumun da beklentilerini  göz önüne almak olduğunu ; sonuçların şeffaf olması ve toplumla paylaşması gibi sorumluluklarının olması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Kalite şirketlerinin de mutlaka bağımsız olması gerektiği üzerinde durdu. Kalite kurumlarının Avrupa’da 4 Başkanın önerisi, hükümetlerin ve paydaşların önerisi ile kurulduğunu belirten  Tück bu kurumların bağımsız ve kar amacı gütmeyen; toplum yararına çalışan kurumlar olduğunu amaçlarının ise Avrupa yükseköğretimde güveni sağlamak  ve Kalite kurumlarına kayıtların devam etmesini sürdürmek olduğunu belirtti. Kalite güvencesi sağlamanın zorluklarının da olduğunun altını çizen Tück; 2020 yılında Ülkeler arası bir otomatik tanıma sistemi oluşturulacağının ve böylece öğrenciler ve mezunların çok kolay bir şekilde yer değiştirebileceklerinin mümkün olacağını söyledi.

     
    Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman ise Yükseköğretimde Uluslararasılaşma ve Kalite Güvencesi konusunda bilgi verdi.İstanbul Aydın Üniversitesinin Türkiye’deki Uluslararasılaşma çalışmalarına en fazla katkıda bulunan vakıf üniversitesi olduğunun altını çizen  Prof Dr. Durman; İstanbul Aydın Üniversitesinin Vakıf üniversiteleri arasında en fazla öğrenciye sahip olan ve Yükseköğretimde Yeni Eğilimler Kongresi gibi uluslararasılaşma ve kalite ile ilgili konularda  birçok kongre ve zirve düzenleyen bir üniversite olduğunu belirtti. Uluslararasılaşma ve sınırlar ötesi eğitim kapsamında; çok sayıda yabancı üniversitenin değişlik ülkelerde hizmet verdiğini ve bu üniversitelerin kaliteye dikkat etmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yükseköğretimle ilgili yeni bir süreçte olduğunun altını çizen Prof.Dr. Durman; Türkiye’nin  yabancı üniversitelerin Türkiye’de eğitim vermesine izin verip vermeyeceği; veya Türk Üniversitelerinin yabancı ülkelerde eğitim vermesine izin verilip verilmeyeceği konularında karar vermesi gerekeceğinin altını çizdi. Nitekim şuanda bu konulara yönelik herhangi bir mevzuatın olmadığının üzerinde duran Prof. Dr. Durman; katılımcılarla Dünyadaki uluslararasılaşma eğilimlerini ve temel verileri paylaştı. Küreselleşmenin şu anda herşeyi etkilediği gibi yükseköğretimi de çok ciddi bir biçimde etkilediğini anlattı. Dünyanın şuana kadar hiçbir şekilde olmadığı gibi küresel bir değişim yaşadığını belirten Prof.Dr. Durman; 2015 yılı verilerine göre beş milyona yakın öğrencinin kendi ülkesi dışında eğitim aldığını 2020 yılına kadar bu sayının 8 milyona çıkacağını belitti. Yurt dışında eğitim alan öğrencilerin %52’sinin Asya kıtasından olduğunu bunu %23 ile Avrupa’nın ve  %12 ile Afrika’nın  takip ettiğini belirtti.  En fazla öğrencinin Çin’den farklı ülkelere gittiğini belirten Durman; Hindistan’ın da şu anda 185.000 uluslararası öğrenciye sahip olduğunun altını çizdi. Hindistan’ın da yakın gelecekte öğrenci gönderme açısından Çin’i geçerek birinci ülke olacağı üzerinde duran Prof.Dr. Durman; aynı şekilde Endonezya’nın da yakın gelecekte farklı ülkelere öğrenci gönderme açısından önemli bir ülke olduğunu söyledi.

     

    Kendi Ülkesinin  Dışında 2020’ye Kadar Eğitim Alacak Öğrenci Dağılım Grafiği



    İstanbul Aydın Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Yükseköğretim Çalışmaları Uygulama ve Araştrma Merkezi ile Eğitim Fakültesi İşbirliğinde 12-13 Nisan tarihlerinde “Yükseköğretimde Yeni Eğilimler: Değişime Ayak Uydurma” başlıklı uluslararası bir  kongre düzenlenmiştir. Kongrede, her geçen gün değişen talepler, fırsatlar, beklentiler ve sorunlar doğrultusunda yükseköğretimin politikaları, modelleri ve yenilikçi hareketleri ele alınmuştır. Kongrenin Akademik Direktörlüğünü Prof. Dr. Ahmet Metin Ger yürütmüş olup; Prof. Dr. Hamide Ertepınar ve Yrd. Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı kongrenin  koordinatörlüğünü Hareketlilikle ilgili de bilgiler veren Durman; önümüzdeki dönemde Avustralya’nın Yükseköğretim açısından müthiş işler gerçekleştirerek çok fazla uluslararası öğrenci alan bir ülke haline geleceğini belirtti. Dört ana model uluslararası eğitimden bahseden Prof.Dr. Durman; uluslararasılaşmanın olumlu ve olumsuz taraflarına da değindi.

     

    SINIRLARÖTESİ EĞİTİM

    Uluslararası Çerçevede OECD, 2012 Verilerine Göre Kalite Güvencesinin Kapsayıcılığı Açısından Ülkelerin Durumu


    Kocaeli Üniversitesi Eski Rektörü ve YÖK Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu da “İyi üniversitenin en temel unsurlarından biri nitelikli akademik ve idari personeli olduğu ve başkaları tarafından taklit edilemeyen tek unsurun iyi yetişmiş insan kaynağı olduğunu belirterek söze başladı. Prof. Dr. Komsuoğlu Yükseköğretim kurumlarının hem üst düzey insan gücünün kaynağı açısından; hem de yeni bilgilerin üretimi açısından toplumda üniversitelerin odak noktası olduğunun altını çizdi. Dolayısıyla bir ülkenin yükseköğretim sistemi o ülkenin bilim ve teknoloji sisteminden bağımsız olarak ele alınamaz diyen Prof. Dr. Komsuoğlu; üniversitelerin statükocu olmayan, kendini sürekli yenileyen, iç yönetimini sorgulayan, akademik özgürlüğü ön plana alarak kendi iç politik ilkelerini geliştiren kurumlar olmak durumunda olduğunu ve yeni yaklaşımların, yüksek öğretime, teknolojiyi yayacağını, rekabeti arttıracağını ve gençler arasında işsizliğe çare olabilecek çok önemli bir sistem olarak baktığının üzerinde durdu. Ayrıca Prof. Dr. Komsuoğlu; şuan üniversiteleri etkileyen trendlerin ; Avrupa Birliği ve Bologna Süreci, Bilgi Yoğun Toplum, Yükseköğretime Artan Talep, Ömür Boyu (Sürekli) Eğitime Artan Talep, Artan Öğrenci Hareketliliği, Yükseköğretimde Artan Rekabet, Yükseköğretimde Çeşitlenme, Devlet - Üniversite İlişkilerinde Değişen Paradigma, Klasik Disiplinler Yerine Çok Kültürlü Eğitim, Yönetimde Klasik “Meslektaşlık” Yerine “Girişimci” Üniversite, Topluma Duyarlılık Akreditasyon ve Kalite Süreçleri ,Küresel Ölçekte Diplomaların Denkliği ve Uluslararası Akreditasyon ve X, Y, Z kuşağı olduğunu belirtti.

     

    Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Paşa Ayas Türkiye'de Eğitim Fakültelerinin Akreditasyon Sürecine ve  Öğretmen Yetiştirmede Akreditasyon’un gerekliliğine ve nedenlerine değindi. Prof. Dr. Ali Paşa Ayas; her çocuğun iyi bir öğretmenden eğitim almayı hak ettiğini; bilinçli, kültürlü, bilgili vatandaşın ancak iyi yetişmiş öğretmenle mümkün olduğunun altını çizdi. Bunun için de öğretmenlere verilen önemin ve öğretmenlerin şartlarının düzenlenmesinin kaliteyi getireceğini belirten Ayas; Eğitim Fakültelerinin akreditasyon sürecini anlattı.


    --------------------------------------------------------------


    New Trends in Higher Education Discussed at Ceylan InterContinental Hotel.

    Organized by Istanbul Aydin University  ‘New Trends in International Higher Education: Keeping Up with the Change’ international congress took place at Ceylan Hotel. 

    Deputy Minister of National Education Orhan Erdem, Istanbul Aydin University President Dr. Mustafa Aydin, Istanbul Aydin University Rector Professor Yadigar Izmirli, Kocaeli University former rector and Head Advisor to YOK president Professor Sezer Sener Komsuoglu, Hurriyet daily newspaper Education Director Nuran Cakmakci, many academics and students attended the congress. Changes in higher education, issues and solutions were discussed during the congress which was organized to evaluate higher education policies, models and innovative movements within the scope of changing demands, opportunities, expectations and issues.

    Delivering the opening speech, IAU Lecturer professor Ahmet Metin Ger said, “ Universities exist to contribute to social and economic development and improve prosperity in the society. Higher education needs go through certain changes in order keep up with the change. We will discuss what sort of changes higher education needs to go through and the ways in which it’ll follow. We need to keep in touch with each other in regards to the these changes as educational institutes and society. Will face to face education continue or distance learning will replace it? Students profiles will change with the colorful profiles joining us around the world. There has been few questions about this and we are here to discuss them. We must say that Turkey is way behind in terms of universities and scientific developments. We are above average. The important thing is to keep up, otherwise we fall behind. So what should we do to not fall behind?”

    Istanbul Aydin University Rector professor Yadigar Izmirli said, “ The objective of this congress is to review and discuss new trends within the scope of knowledge and information technologies.”

    “Universities Must Accomplish Their Mission”

    Highlighting the importance of universities in the society, IAU president Dr. Mustafa Aydin said, “I will speak to you as an education investor, not as an academician. Technology is changing day and night in a globalized world. We cannot tell when it will stop or how it will be managed tomorrow. Universities are the biggest parameters in this change. Universities will be able to meet the societies’ needs as much as they can manage to keep pace with the change and innovation in technology. If they cannot take advantage of the change and innovation, not only they won’t be able to lead societies, but also fall behind the society. Universities will be able accomplish their task when they can achieve their mission, turn knowledge into product and embrace the society and the nation. A university cannot be successful in every fields. They need to have a road map. I will concentrate in construction and dentistry. They should focus on three fields at least.”

    “ We Can’t Sweep The Problems Under the Rug”

    Emphasizing the importance of foreign language in higher education, Dr. Mustafa Aydin said, “ It is impossible for an education system lacking foreign language knowledge to integrate with and follow the world. We will, of course teach with our own language but it doesn’t mean to deny foreign languages.”

     “ Universities need to feed their light before they can enlighten their own societies. At the same time, what can they do renew themselves for constantly developing technology and supply and demand? What method should they apply to be useful for their own countries. Should they go with conventional methods or integrate with the society, including themselves in the dynamics of the global world. This is a platform to discuss such issues. There are currently 6 million students in universities and 2 million students who took the entrance exam. Society is expecting a lot of things from universities. There was a university in Turkey established in 1200s but when we look at world’s first 500 universities, we see that there are only few that we can count on the fingers of one hand. While recently established universities can make it to the list, how come our well established universities cannot make their names heard. So there is a problem and we need to solve this problem together. We can’t sweep problems under the rug.”    

    Deputy Minister of National Education, Orhan Erdem, talking about the expectations from the universities, said, “21st century individuals have not lived like Heraclitus who lived thousands of years ago. Even then, 2,500 years ago, it was said that everything flows. At that time the ways in which to keep pace with the change were important and constantly sought after. We live in 21st century, in a world where everything changes all the time. We have produced more information for the last thirty years and we probably have produced more information for the last three years compared to the last thirty years.”

    Among the attendees, former Minister of National Education of Slovenia, EUA Quality Process Manager, Bologna Process Representative Professor Pavel Zgaga have talked about the issues Erasmus students have in Balkans and the new trends in higher education.

    “In some countries, there have been superficial reforms in education. Only long curriculums are being prepared. I do not know how much of an importance it is in Turkey but it is a serious issue in my country and many other countries. Other than that, what we need is, to read the agenda of higher education and determine the differences.”

    “ Women’s Presence in Academia is Very Important”

    During the second session of the conference, head advisor to YOK president Professor Sezer Sener Komsuoglu mentioned the difficulties awating higher education. Highlighting the importance of women’s presence in academia, Sener added, “ There must be more women in academia. One of my essential jobs at YOK is exactly this. The rate of women’s presence in academia is 44%. We care about having women rectors and strive to have more.”

    A panel moderated by Professor Ahmet Metin Ger took place during the last session of the conference. EFDAD President Professor Cemil Ozturk; Professor Hasan Saygin and Professor Necat Birinci, Consultants to IAU President; Professor Servet Ozdemir, lecturer at Baskent University and Nuran Cakmakci, Education Director at Hurriyet daily newspaper attended the conference.  

    Speaking about journalism education in universities, Nuran Cakmakci said that journalism is better taught in the sector then at universities. “ Academicians know about the theory. But they do not know how to take a picture and put it in a newspaper, how to put a headline. I have learned everything at Hurriyet newspaper. I think all faculties of communication should be closed down which are not capable of training staff for media. A diploma is necessary but creativity is more important.”  

       

     

     

    Yazdırılabilir Sayfa Sayfayı Yazdır | Word'e Aktar Worde Aktar | Tavsiye Et Arkadaşına Gönder | Yorum Yaz Yorum Ekle

    KONGRE

    En Çok Okunanlar




    Toplam Ziyaretçi : 
    Aktif Ziyaretçi : 

    17745098
    124
       

      Son Ziyaret :  19.10.2018 05:54