HABER ARAMA


Gelişmiş

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR


    Uluslararası Kent Konseyleri ve Kentler Kongresi İAÜ'nün ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

      14.04.2016

    Uluslararası Kent Konseyleri ve Kentler Kongresi İAÜ'nün ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

    Categorie  Kategori : KONGRE
    Comments  Yorum : 0
    Reading  Okuma : 1346

    Share |

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    İstanbul Aydın Üniversitesi Türkiye Araştırma Merkezi, UNESCO Kültürel Diplomasi, Yönetim ve Eğitim Kürsüsü, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA), Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi Vakfı iş birliğiyle düzenlenen "Uluslararası Kent Konseyleri ve Kentler Kongresi" İstanbul Aydın Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi.


    İstanbul Aydın Üniversitesi Florya Yerleşkesi'nde gerçekleşen kongrenin açılışında konuşan Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, kongrenin önümüzdeki yıllarda şehir ve medeniyet anlayışına ışık tutmasının heyecanı içerisinde olduğunu ifade etti. Konuşmasında şehir ve medeniyete dair tespitlerini, düşüncelerini anlatan Güllüce, "İbn-i Haldun şehri; 'Medeniyetin doğduğu, geliştiği, bütün insanlığı yararlandırmak için genişleyip yayıldığı, aynı zamanda şekillendiği, somutlaştığı yerdir' şeklinde tanımlamış. Yine, ibn Haldun'a göre mekan medeniyetlerin ortaya çıkışındaki en önemli etkenlerden biri. Mekanların bir araya gelmeleri ile kentler, şehirler oluşur. Hayatın her alanında yaşadığımız çöküntü ne yazık ki medeniyet birikimimize ve şehirlerimize de yansıdı. 1950 yılında dünya nüfusunun yüzde 30'u şehirlerde, kentlerde yaşarken, 2010 yılında bu oranın yüzde 50'yi geçmiş olup, 2030 yılında ise yüzde 60 olması tahmin ediliyor," diye konuştu.

    Güllüce, kentlerin, sadece bir mekan olmalarının ötesinde tarihi, sosyal, kültürel, siyasi, ekonomik özellikleri de bünyesinde barındıran yerleşim yerleri olarak modern yüzyılda ön plana çıkmakta olduklarını vurguladı. Güllüce, şunları kaydetti:

    "Bugün gündemde işlenecek olan Kent Konseyleri üzerinde durmak, kent konseyi hakkında düşüncelerimi ve önerilerimi paylaşmak istiyorum. İlk olarak şunu belirtmek isterim ki Kent Konseyleri dünyada ilk defa 1992 yılında Brezilya'nın Rio şehrinde yapılan Yeryüzü Zirvesi'nde Gündem 21 başlıklı eylem planı ile literatürde yerini alırken, ülkemizde ise ilk defa Türkiye Cumhuriyeti'nin 58. Hükümeti tarafından şimdiki Cumhurbaşkanımız, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Bir Yıllık Acil Eylem Planı'nda açıklandı. 3 Temmuz 2005 tarihinde 5393 sayılı Belediye Kanunu TBMM'de kabul edildi. Kent Konseyleri, halkın yönetime katılımını sağlayacak mekanizmaları geliştiren, halkın kendi sorunlarına sahip çıkmasını özendiren, yönetişim eksenli, katılımcı demokrasiyi esas alan ve sivil toplumu önceleyen oluşumlar. Peki, Kent Konseyleri'nin amaçları neler olmalıdır? Yerel düzeyde demokrasinin gerçekleştirilebilmesi için yerel halkın yönetimin hem karar alma sürecine, hem de kararların uygulanmasına yönelik denetimine etkin bir biçimde katılımının sağlanması gerekiyor. Bu bağlamda günümüzde siyasal olgunluğun gelişmesi ve demokratik anlayışın benimsenmesine büyük katkı sağlayan yerel yönetimler, kent konseyleri aracılığıyla halkın karar süreçlerine doğrudan katılımına dolayısıyla yerel demokrasiye imkan tanıyan önemli kuruluşlar."

    Güllüce, yerel yönetimler ve halkın bir araya gelmesiyle bir ortak karar alma modeli oluşturma uğraşı içerisinde olan Kent Konseyleri'nin çalışma yöntemi olduğunu dile getirerek, konseylerin almış olduğu tavsiye kararlarını, yerel yönetimlerin meclislerine sunarak halkın yönetime katılımını sağlamak dolayısıyla bir nevi doğrudan demokrasi uygulamasını hayata geçirdiklerini aktardı.

    Kent Konseyleri'nin faaliyet alanlarından da bahseden Güllüce, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Yasal çerçevede Kent Konseyleri'ne dört önemli fonksiyon yüklendiğini söyleyebiliriz. Birincisi, kentin yaşanabilir hale gelmesi ve yaşam kalitesinin arttırılması için kentte yaşayanların kentin hak ve hukukunun korunması. İkincisi kent konseyinin kentte yaşayan insanlar arasında sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı geliştirici bir fonksiyon üstlenmesi. Üçüncüsü sürdürülebilir kalkınma ve gelişmenin sağlanması. Dördüncüsü yerel düzeyde hesap verme, hesap sorma, katılım ve yönetişimin gerçekleştirilmesi. Kent Konseyleri'ni, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve yerel demokrasinin geliştirilmesi bakımından ileri bir adım olarak değerlendirmekte fayda gördüğümü ifade etmek istiyorum. Kent konseyine en büyük desteği vereceğine inandığımız belediyelerin kent konseyi çalışmalarına öncülük etmeleri yasal bir ödevdir. Ancak Ocak 2016 tarihi itibari ile Türkiye'de 1397 belediye olan yerleşim biriminin sadece 211 tanesinde Kent Konseyi kurulmuştur. Konuşmamızın sonunda yerel demokrasinin uygulama araçlarından biri olan Kent Konseyleri ve kent başlıklı çalışma konularını bir bilim merkezi olan Aydın Üniversitesi'nde gerek akademisyen hocalarımız, gerek uygulayıcılar olarak katılım sağlayan belediye başkanlarımız, inanıyorum ki, halkımıza hizmeti en iyi şekilde götürmek niyetiyle buradan çıkacak kararları ve görüşleri dikkate alacaklardır."


    Kongrede açılış konuşmasını yapan İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yadigar İzmirli de, kentlerin her zaman insan yaşamında önemli olduğunu ve kentlerin gelişmesinin halkın hayat kalitesini de yükselttiğini söyledi.

    Medeniyetin kentlerle başladığını, ticaretin kentlerle geliştiğini, kültür ve sanatın kentlerle zirveye ulaştığına dikkati çeken İzmirli, diğer yandan demokrasi kavramının da tarihi kökeninde de yerel yönetimlerin bulunduğunu vurguladı. İzmirli, "Gerçekten yerel yönetimler demokrasinin temel kurumları olarak görülmektedir. Yerel yönetimler halkın yönetime katılmasını sağlayan ve halka kendi kendilerini yönetme erdemi kazandıran en önemli yapılar olmalarının yanında, demokrasinin en etkin şekilde hayata geçirildiği kuruluşlardır. Yerel yönetimler düzeyinde temsilciler ile seçmen arasındaki coğrafi ve toplumsal yakınlık, demokrasi kuramının öngördüğü hem gerçek bir seçme sürecini hem de etkili bir halk denetiminin gerçekleşmesini sağlıyor," diye konuştu.

    İzmirli, kamu kurumları niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımı ile zenginleşen Kent Konseyleri'nin ülkenin insan kaynağı zenginliğinin adresleri olduğunu anlatarak, "Biz Kent Konseyleri'ni bu kongrede projeleriyle, bildirileriyle, etkinlikleriyle, klasik kamu hizmetlerini zenginleştiren katkılarıyla, yeni kuşak insan hakları ve kentli haklarına kazandırdıklarıyla tanıma fırsatı bulacağız. Ayrıca yerel yönetimlerin etkin birer aktörü olmaları beklenen Kent Konseyleri'nin bu fonksiyonları gereğince yerine getirip getiremediği, göç, sanayileşme, çarpık kentleşme, istihdam ve eğitim sorunları gibi bazı ülkeleri aşıp, bölgelere ve hatta dünyaya kısa sürede yayılan sorunların, kent hayatı üzerine etkileri ve çözüm önerilerini ayrıntılı olarak tartışacağız."

    Açılış konuşmalarının ardından kongrede ilk dersi veren Kongre Onursal Başkanı Prof. Dr. Ruşen Keleş, "Yerel Demokrasi ve Katılım" adlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda konuşan Keleş, “Bildiğiniz gibi demokrasi halkın kendi kendini yönetmesi anlamına geliyor. Tarihsel gelişim içinde

    önce doğrudan demokrasi olarak çıktı sonradan temsili demokrasi gibi uygulama alanı buldu. Demokrasinin her iki türünde de yönetenin itici güçün, asıl motor gücünün halk alması gereği vardır. Bu özelliği demokrayi katılımcı gibi bir sıfatın demokrasinin başına getirilmesine bence gerek bırakmamaktadır. Ama bununla birlikte hem yabancı düşünürler arasında hem de Türkiye'deki bilim insanlarına demokrasiyi katılımcı demokrasi olarak ifade edenler vardır. Bana sorarsanız katılımcılık demokrasinin özünde var olduğuna göre böyle bir ifadenin demokrasinin başına getirilmesine gerek kalmamıştır. Siyaset bilimi kuramında, ulus ve devlet yakın zamanlara kadar  özdeş kavramlar gibi algılanmıştır. Ama bir süreden beri ulusu oluşruran toplumsak güçlere dayanmayan bir devletin içi boş bir kalıp olmaktan başka bir anlamı olmadığı görüşü giderek ağırlık kazanmaya başladığı görülmeye başlamıştır. Devletin, devlet kavramının ömrünün tamamlamış bir kavram olduğunu çok taraftar bulmuş değildir. Ama öte yandan sivil toplum örgütlerinin temsil  edilmesine olanak sağlayan tanımayan bir demokrasiden de elbette kabul edilemez,” dedi.

    İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Aydın' nın yaptığı konuşmada,    

    “Kent konseyi kavramı ülkemizde yeni bir kavramdır. Bazı kentlerimizde maalesef hala kent konseyi oluşmamıştır. Fakat gerçekten o kentin yönetilirken, o kentin çağdaşlığa ekonomide, sanatta,  eğitimde sanatta daha ileriye doğru giderken yerel yöneticilere, mali yönetimlere belki de en büyük yardımcı kent konseyi olmalı. Onun için kent konseyleri isimden ibaret değil, kanunun zorunluluğundan kurulan ve belirli kişilerden oluşan bir yapı içerisinde değil, o kentin bütün problemlerini, bütün sorunlarını dile getiren, toparlayan, ilgili mercihlere ulaştıran ve kendi gücü yettiği müddetçe üniversitelere, sağlık kuruşlarına, meslek örgütleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla,  birlikte bu problemlerin içerisinden hangisi halledebilirim arayışı içerisinden olarak o çalışmayı yürütmesi gereken biz ona o kentin aort damarı olarak nitelendiriyoruz. Toplumdan kopuk bir kent konseyinin hiç bir anlamı yoktur,” dedi.

    “Ardından başlayan oturumlarda, "Göç ve Mültecilerin Yerleştirilmesinde Yerel Yönetimlerin Rolü," "Kent Konseylerinin Kentlilik Bilincinin Gelişmesi Açısından Önemi", "Kentsel Hakların Geliştirilmesinde Demokratik Bir Açılım Olarak Kent Konseyleri," "Kentsel Tasarım Modeli Örneği Olarak Atatürk'ün Ankara'sı", "Yerel Demokrasi ve Kent Konseyleri" konuları ele alındı.

    İki gün süren “Uluslararası Kent Konseyleri ve Kentler Kongresi”nde Kentli Hakları, Kentsel Sorunlar ve Çözümleri, Yeşil Kalkınma, Kentte Riskler ve Yönetimi, Dezavantajlı Grupların Kente Entegrasyonu ve Kentte İyi Yönetişim konuları ele alındı.


    Haber - Fotoğraf: İrena İçios (İAHA)

    ---------------------------------------------------------------------------------

    Issues of City Councils discussed at International City Councils and Cities Congress

    International City Councils and Cities Congress, first in terms of city councils and cities in Turkey has started at Istanbul Aydin University.

    Organized by Istanbul Aydin University Turkey Research Center; UNESCO Cultural Diplomacy, Governance and Education Chair, United Cities and Local Governments Middle East and West Asia Section (MEWA), World Academy for Local Government and Democracy (WALD) and Eurasian Universities Union, “International City Councils and Cities Congress” is taking place in Istanbul.

    Understanding city councils better, a quarter century of the history of city councils, their current situations and predictions about their future stand were evaluated within a scientific framework during the congress.

    Former Minister of Environment and Urbanization Idris Gulluce, Istanbul Aydin University President Dr. Mustafa Aydin, Istanbul Aydin University Rector Professor Yadigar Izmirli, MEWA general secretary and WALD President Mehmet Duman and numerous municipalities, academics and students attended the congress.

    Refugee issues was the main topic discussed during the congress. Series of suggestions were made about Syrian refugees.

    Delivering the opening speech, former Environment and Urbanization Minister Idris Gulluce said, “ City councils which are working actively have many shortfalls and issues. With activities such as this one, we will bring these issues up and find solutions. There is a need for works to be carried out by the city councils to turn the city into a livable place and increase the quality of life, to improve social projects and cooperation among people living in the city, to provide sustainable growth and development and accountability in local level.”
    “THERE IS NO MEANING OF A CITY COUNCIL THAT IS SO SEPARATED FROM THE SOCIETY”

    Speaking at the opening speech, Istanbul Aydin University President and Kucukcekmece City Council President Dr. Mustafa Aydin highlighted that ‘the best city council’ chosen was Kucukcekmece City Council with their work.

    “As city councils, we need to carry these works to other cities in Turkey. So this way, we can bring the importance of the city councils into light as well as ensure that the society embraces city councils. We need to conduct our work through conferences, seminars, and panels. We also need to collaborate mutually with all the institutions and enterprises so that initiate solution focused projects by reviewing the problems and issues in detail. We meticiously work as Kucukcekmece City Council. We can make our cities livable and comfortable,” said Dr. Mustafa Aydin.

    Istanbul Aydin University (IAU) Rector Professor Yadigar Izmirli emphasized the importance of city councils by which commerce is developing, culture and art reaches its peak, and the Notion of democracy becomes meaningful.
    “REFUGEES ARE THE BIGGEST PROBLEM FOR ISTANBUL MUNICIPALITIES”

    Moderated by IAU Turkey Research Center director Zeynep Banu Dalaman, the speakers at the opening session included Beyoglu Mayor Ahmet Misbah Demircan, Buyukcekmece Mayor Hasan Akgun, Bagcilar Mayor Lokman Cagrici, Silivri Mayor Ozcan Isiklar, and Kucukcekmece Mayor Temel Karadeniz. The common issue of all the municipalities, mentioned by their mayors, was the issue of Syrian refugees.

    Kucukcekmece Mayor Temel Karadeniz mentioned the resource shortage for the refugees and added, “ We need to prepare individuals in every level of the society about the refugee issue. Because we opened our doors to those who had hopes, now are responbible to provide shelter and solve their problems.”

    “IF WE DON’T EDUCATE THEM THEY WILL COME BACK AGAINST US AS  SUICIDE BOMBERS”
    Hasan Akgun, Buyukcekmece Mayor, emphasized the possible issues with the Syrians in coming years and said, “Refugee crisis is something that is a problem of both Turkey and the world.”
    “We need to approach the refugee issues with long term programs as it cannot be solved in a short term. If we don’t educate them, feed them and teach them our language, they may come back as suicide bombers in the future. We will be severely effected by the consequences. They may be also appear as a organ drug mafia in the future. We need to take necessary measures starting with educating them. It is as important as our fight in Southeastern Turkey.”
    Successful municipalities who competed in six categories received their rewards at the end of the congress.

    Yazdırılabilir Sayfa Sayfayı Yazdır | Word'e Aktar Worde Aktar | Tavsiye Et Arkadaşına Gönder | Yorum Yaz Yorum Ekle

    KONGRE

    En Çok Okunanlar




    Toplam Ziyaretçi : 
    Aktif Ziyaretçi : 

    17814720
    55
       

      Son Ziyaret :  14.11.2018 22:44