HABER ARAMA


Gelişmiş

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR


    Semahat Özdoğan: ''Spor programı sunmak kimseyi spor spikeri yapmıyor.''

      13.01.2016

    Türkiye'nin ilk ve tek maç anlatan kadın spor spikeri Semahat Özdoğan, İstanbul Aydın Üniversitesi'nde katıldığı etkinlikte “Spor programı sunmak ya da promperdan okumak kimseyi spor spikeri yapmıyor,” dedi.

    Categorie  Kategori : SÖYLEŞİ
    Comments  Yorum : 0
    Reading  Okuma : 1729

    Share |

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    Şu şıralar TRT 1'de spor haberlerini sunan Semahat Özdoğan, İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencileriyle mesleki deneyimlerini ve futbol bilgilerini paylaştı. Konuşmasında bir kadın olarak erkek egemen sektöre girmenin tedirginliğini yaşadığını belirten Semahat Özdoğan, bu sektöre girdikten sonra hiç yadırganmadığını ve insanların kendisini çabuk kabul ettiğini, gittiği stadlarda sevgiyle karşılandığını ifade etti.

    Maç sevgisinin çocukluktan geldiğini söyleyen Semahat Özdoğan mesleğe başlama serüvenini ise şöyle anlattı:

    “Maç sevgim çocukluktan geliyor. Abimle maçları izlerdik. Üniversiteye başlarken gideceğim şehirde Süper Lig'de oynayan takımın olup olmaması benim için çok önemliydi. Bir yandan da spiker ablamla onun stüdyosuna gidip ortama bakıyor ve sporla spikerliği nasıl birleştireceğimi düşünüyordum. Üniversiteye devam ederken yerel radyo ve televizyonlada çalıştım. Üniversite bitince de Ankara'dan İstanbul'a geldim. TRT ve Kanal D'de çalıştım. Fatih Terim başta olmak üzere birçok teknik adam ve futbolcuyla söyleşiler yaptım.”

    Spor spikerliğinin sadece promterdan haber okumak olmadığını söyleyen ve kendisini bu konuda ekrandaki diğer kadın sunuculardan ayırdığını belirten Özdoğan, bu işin mutfağından gelmenin çok önemli olduğunun altını çizdi.

    Bir spor spikerinin sunduğu haberin hazırlık aşamasına ve nasıl hazırlandığına hakim olması gerektiğini söyleyen Özdoğan, canlı yayında aniden gelişen bir olayda durumu toparlama yeteneğine sahip olmanın çok önemli olduğunu vurguladı.

    “Spor programı sunmak ya da promperdan okumak kimseyi spor spikeri yapmıyor,” diyen Semahat Özdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Spor programı sunmak ya da promperdan okumak kimseyi spor spikeri yapmıyor. Çünkü yüzünüz güzeldir ve çıkar haberleri okursunuz. Ama sonra çıkar gidersiniz. Acil bir durum olduğunda telefon bağlantısı yapman gerektiğinde de tıkanır kalırsınız. Ekranda sadece haberleri okuyan arkadaşlar bunları yapmadığı için onlarla aynı kategoride değerlendirilirken biraz karmaşa yaşadım. Üzüldüğüm şeyler de oldu.”

    Konuşmasında maç anlatmanın püf noktasının konsetre olmak olduğunu vurgulayan Semahat Özdoğan, “Evlendikten 15-20 gün sonra eşimin oynadığı maçı anlattım. Bir şey olsa, sakatlansa mikrofonu bırakır giderim diye düşünüyorum. Anlatım yerinden en kısa hangi yoldan giderim diye bakıyorum. Ama düdük çaldı ve maç başladı. Ben o sırada  sadece forma numarasından seçebildim eşimi. O an ne özel hayatınız kalıyor, ne evliliğiniz kalıyor. Öyle heyecanlı olmamak gerekiyor. Bizim meslekte otokontrol oldukça önemli,” dedi.

    Özdoğan, konuşmasının sonunda maç anlatımında dilin kullanımına da dikkat çekerek, “Dilinize hakim olmak zorundasınız.Yanlış bir şey ağzınızdan çıkmamalı. Bir hata yaptığınızda bir daha aynı mikrofona oturma şansınız olmayabilir. Erkek spikerler bir çalışıyorsa ben bunlara beş çalışıyorum. Erkek olsam rahatlıkla söyleyebileceğim sözleri söyleyemiyorum. Öyle 'her yerinden öpüyorum Rüştü' diyemiyorum. Zaten böyle ifadeler kullanmaya da gerek yok” şeklinde konuştu.

     

    Haber: Sibel Doğu (İAHA)

     

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------



    Semahat Ozdogan: “Hosting a sport program doesn’t make you a sports commentator.”

     

    Turkey’s one and only female sports commentator Semahat Ozdogan said “hosting a sport program or reading from a teleprompter doesn’t make you a sport commentator,” during an event at Istanbul Aydin University.

     

    Semahat Ozdogan, who is currently hosting a sports news program on TRT 1, shared her experience and football knowledge with the students of IAU. Speaking about her uneasiness of working at a male dominated world she also mentioned that after started working at the sector she was accepted by her male counterparts and wasn’t regarded as strange.

    “I have passion for soccer since my childhood. I used to watch games with my brothers. It was very important for me to know whether there was a soccer team of the city, where I was going to go to college, playing at Super League. I had thought about the ways to combine sports and sports reporting. I worked at local radio and television channels while I was going to college. After college I moved from Ankara to Istanbul and has worked at TRT and Channel D. I had interviews with numerous soccer coach such as Fatih Terim.”

    Mentioning that sports reporting is not about only reading from a teleprompter and that this is what distinguishes her from other female sports broadcasters, Ozdogan also emphasized the skill of gaining control of a situation quickly after a live broadcasting incidents.

    Emphasizing the trick of sport broadcasting as being focused, Semahat Ozdogan said, “Two weeks after I got married I broadcasted the game where my husband played. I was thinking of what to do if anything happened to my husband whether to stop the broadcasting. Once the game started I had to put my family aside. Self-control is important in this occupation.”

    Emphasizing the importance of using the language properly, Ozdogan said, “You need to be in total control of the language you are using. A little mistake might cost you lose your job. I can’t talk the way I could if I was a man.”



     

    Yazdırılabilir Sayfa Sayfayı Yazdır | Word'e Aktar Worde Aktar | Tavsiye Et Arkadaşına Gönder | Yorum Yaz Yorum Ekle

    SÖYLEŞİ

    En Çok Okunanlar




    Toplam Ziyaretçi : 
    Aktif Ziyaretçi : 

    18594334
    71
       

      Son Ziyaret :  20.09.2019 11:22