HABER ARAMA


Gelişmiş

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR


    Ercüment Tanrıver: “3 Aralık Engelliler Günü’nün Toplumların Sınav Günü”

      04.12.2014

    İstanbul Aydın Üniversitesi’nde “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” kapsamında gerçekleştirilen panelde konuşan Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu Başkanı Ercüment Tanrıverdi 3 Aralık Engelliler Günü’nün toplumların sınav günü olduğunu vurguladı.

    Categorie  Kategori : SOSYAL SORUMLULUK
    Comments  Yorum : 0
    Reading  Okuma : 708

    Share |

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    İstanbul Aydın Üniversitesi Engelsiz Yaşam ve Uygulama Merkezi'nin gerçekleştirdiği “Dünya engelliler Günü Paneli”ne Merkez Müdürü Yrd. Doç. Dr. Gökçen Çatlı, İBB Engelliler Müdürlüğü Uzman Psikolog Gülsüm Şenocak, Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu Başkanı Ercüment Tanrıverdi, Kişisel Gelişim Uzmanı Aynur Algül ve İstanbul Aydın Üniversitesi Uzman Fizyoterapisti Hasan Atacan konuşmacı olarak katıldılar.

    Engelsiz Yaşam Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen panelde konuşan Merkez Müdürü Yrd. Doç. Dr. Gökçen Çatlı, gelişmekte olan toplumların yüzde 12’sinin engelli bireylerden oluştuğunu belirterek İstanbul Aydın Üniversitesi  Engelsiz Yaşam Uygulama ve Araştırma Merkezi hakkında bilgi verdi. Çatlı, “Engelli öğrencilerimizin kampüs içerisinde erişilebilir mekanlara ulaşmaları için kurulduysa da, farkındalığın artması, öğrencilere çeşitli eğitimlerin verilmesi, belediye ve Sivil Toplum Kuruluşları ile yapılan ortak çalışmalar sonucu güçlü bir ses olmayı başarmıştır,” dedi.

    “Dünya Engelliler Günü” kapsamında engellilik ve özel yaşam hakkında bir konuşma yaptı. 18 yaşından beri görme engelli olduğunu belirten Şenocak, engelliler için en büyük sorunun önyargı olduğunu vurguladı. Şenocak, “Engellilik konusundaki en önemli unsur önyargı. Önyargı, maalesef ailemizde, toplumumuzda veya çevremizde bir şekilde karşımıza çıkıyor. Önyargı, engelliler için varolan durumu daha kötü bir hale getiriyor. Şunun farkına varamıyoruz: engellilik bir özellik, önyargılarla yaklaşılabilecek bir alan değil,” şeklinde konuştu.

    Konuşmasında empatinin önemine dikkat çeken ve empati yapmak için aynı durumu yaşamak gerekmediğine vurgu yapan Gülsüm Şenocak,  “Görmemem mutsuz olacağım manasına gelmiyor. Çantamızda hayata dair farklı seçeneklerimiz olmalı, kendinize seçenekler yaratmalısınız. Engel dediğiniz şey, ben yapamam, dediğiniz zaman ortaya çıkıyor. Her şeyin temeli inanmak. Başarabileceğinize inanmazsanız hiçbir şey yapamazsınız,” ifadelerini kullandı.

    Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu Başkanı Ercüment Tanrıverdi ise konuşmasında 3 Aralık Engelliler Günü’nün toplumların sınav günleri olduğunu ve geçen seneden bu seneye nelerin değiştiğini düşünmemiz gerektiğini belirtti. İBB’nin alanında çok iyi yerlere geldiğini, ciddi anlamda çalışmalar yaptığını belirten Tanrıverdi, işitme engelliler açısından en büyük problemin eğitim olduğunu şu sözlerle anlattı:

    "Çoğu işitme engelli, lise mezunu olsa bile okuma yazma bilmiyor. Bu nedenle yazışarak bile iletişim kuramıyoruz. İşitme engellilerinin anadili olan işaret dili yok sayılıyor. İşaret dilini öğrenmeleri için önlerini açmıyorlar."

    Tanrıverdi, toplumun bakış açısı nedeniye işitme engellilerin kendi dünyalarına mahkum olduğunu, bir sağır kültürü oluştuğunu söyledi. Türkiye'de dünyanın en eski işaret dilinin kullanıldığını belirten Tanrıverdi, bu dilin bin 300'lü yıllarda Osmanlı Devleti'nde kullanılan işaret dili olduğunu sözlerine ekledi.

    Kişisel Gelişim Uzmanı Aynur Algül konuşmasında yüzde 95 görme kaybı olduğunu belirterek aileler ve toplum biliçlendirildiğinde, gerekli şartlar oluşturulduğunda engellerin ortadan kalkacağını vurguladı. Genç nesilin engellilere karşı duyarlı olduğunu ifade eden Algül, sözlerine şöyle devam etti:

    "Gençlerden çok ümitliyim. Gençler engelli arkadaşlarıyla, farklı fiziksel fonksiyonlara sahip bireylerle iletişim kurabiliyorlar, ilişki kurabiliyorlar. Gençlerimiz daha merhametli, daha vicdanlı, daha bilinçli bu konuda." Toplumun değişmesinde engelli bireylere de iş düştüğünü belirten Algül, "Şartlarımız ne olursa olsun, var olan durumumuz ne olursa olsun onlarla dost olmayı öğrenmemiz lazım. Bunlara rağmen ne yapabiliriz, onları düşünmek lazım."

    Panelin son konuşmacısı İstanbul Aydın Üniversitesi Uzman Fizyoterapisti Hasan Atacan Tonak ise yaptığı konuşmada engelliler için teknolojik desteğin öneminden ve engelliler için yapılan cihazlardan bahsetti. Bu cihazların, engelli bireyleri topluma kazandırmada önemli olduğunu belirten Tonak, bu bireylere pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini vurguladı. Panel, konuk konuşmacılara plaket takdim edilmesiyle son buldu.


     

    Haber: Elif Kızılçay (İAHA)

    Fotoğraf: Vedat Tunçtan (İAHA)

     

    Yazdırılabilir Sayfa Sayfayı Yazdır | Word'e Aktar Worde Aktar | Tavsiye Et Arkadaşına Gönder | Yorum Yaz Yorum Ekle

    SOSYAL SORUMLULUK

    En Çok Okunanlar




    Toplam Ziyaretçi : 
    Aktif Ziyaretçi : 

    16181115
    76
       

      Son Ziyaret :  19.09.2017 14:29