HABER ARAMA


Gelişmiş

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR


    43 yaşında Erasmuslu

      13.11.2014

    İki yıl önce kumaş tasarımı okumaya başlayan Finli Arto Mankinen, Erasmus Değişim Programıyla İstanbul’a geldi.

    Categorie  Kategori : ERASMUS
    Comments  Yorum : 0
    Reading  Okuma : 2717

    Share |

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    43 yaşında Erasmuslu

    İki yıl önce kumaş tasarımı okumaya başlayan Finli Arto Mankinen, Erasmus Değişim Programıyla İstanbul’a geldi.  
     
    Finli Arto Mankinen, iki ay önce Erasmus Değişim Programı’yla kumaş tasarımı okumak için İstanbul Aydın Üniversitesi’ne geldi. 43 yaşındaki Arto, Fince, İsveççe, İngilizce, Rusça, Almanca, İspanyolca ve Estoncadan sonra Türkiye’de sekizinci dilini öğreniyor.
     
    Kıdemli bir öğrenci olmamasına rağmen okulda herkes onu tanıyor. Kimi arkadaşlarıyla İngilizce konuşuyor, kimisiyle Rusça. Zaten ülkesinde Rusça öğretmenliği de yapmış. Bu kadar çok dil bilmesini şöyle anlatıyor:
     
    ÜÇÜNCÜ ÜNİVERSİTE
    “Finlandiya’da iki ana dil vardır: Fince ve İsveççe. Herkes bu iki dilde eğitim alır. Rusçayı üniversitede öğrendim. Altı sene Rusça ekonomi okudum. Daha sonra Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. İki sene öncesine kadar otellerin biri için çalışırken aslında masa başı bir iş yapmak istemediğimin farkına vardım ve üçüncü üniversite okumaya karar verdim. Bu sefer istediğim bölümü seçtim ve kumaş tasarımı okuyorum. Bu sırada da Almanca, İspanyolca ve Estonca öğrendim.”
     
    MARKASINI YARATMAK İSTİYOR
    Arto Türkiye’ye gelmenin hayali olduğunu söylüyor: “Burada çalışmak ve dili öğrenmeyi  çok istiyordum. Bence Türkiye’de tekstil çok gelişmiş, üretim çok. Avrupa’ya da yakın. Ben de bunun bir parçası olmak, hatta kendi markamı yaratmak istiyorum. Benim çizdiğim kumaşları basacak ya da kuzey ülkelerine kumaş ithal edecek şirketler arıyorum. Ancak burada çalışmak için dili bilmek şart. Umut ediyorum ki Türkçe benim sekizinci dilim olacak.”
     
    ÇOK KALABALIK
    Türkçe öğrenmenin çok da zor olmadığını belirtiyor Mankinen: “Çünkü Fince ve Türkçe Ural-Altay dil ailesine dâhil. Gramer benzerlikleri var. Sözcükler değişik ancak benim de bütün sözcükleri ezberlememe gerek yok. Her gün Türkçeyle iç içe olduğum için artık alıştım.”
     
    Arto’nun alışamadığı tek şey ise İstanbul`un kalabalığı, “Helsinki’de 1.000.000 insan var. İstanbul’un bir yerinden bir yerine giderken çok zorlanıyorum. Günün herhangi bir saatinde metrobüste yer bulamıyorum. Ancak Finlandiya’da her zaman oturacak yer vardır. Bir de İstanbul’da zaman kavramı çok esnek. Biri size bir buluşma zamanı veriyorsa ikiyle çarpın. Fin kültüründe zamanında gelmediyseniz karşınızdakine saygı duymuyorsunuz demektir” diye konuşuyor.
     
    KIŞIN İSTANBUL
    Kendi markasını yaratırsa kışın İstanbul’da yazın Finlandiya’da yaşamayı düşünen Arto “Türkiye’nin yazı çok sıcak, Finlandiya’nın ise kışı çok soğuk. Bu yüzden kışın İstanbul’da kalıp çalışmayı, yazın ise yaptıklarımı pazarlamayı düşünüyorum” diyor.

    Yazdırılabilir Sayfa Sayfayı Yazdır | Word'e Aktar Worde Aktar | Tavsiye Et Arkadaşına Gönder | Yorum Yaz Yorum Ekle

    ERASMUS

    En Çok Okunanlar




    Toplam Ziyaretçi : 
    Aktif Ziyaretçi : 

    16191452
    103
       

      Son Ziyaret :  21.09.2017 11:47