HABER ARAMA


Gelişmiş

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR


    Siyaset Akademisi KKTC Lefkoşa

      14.05.2014

    İAÜTAM Siyaset Akademisi KKTC Lefkoşa 14-17 Mayıs 2014.

    Categorie  Kategori : TAM
    Comments  Yorum : 0
    Reading  Okuma : 2139

    Share |

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    SİYASET AKADEMİSİ-KKTC
    LEFKOŞA (14-17 Mayıs 2014)

    Siyaset Akademisi Kıbrıs, Lefkoşa’da bir hafta süren yoğun programın ardından son buldu. Katılımcılar, Kıbrıs Sorununu yerinde analiz etme ve önemli isimlerle bir araya gelme fırsatına sahip oldular.

    İstanbul Aydın Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Merkezi’nin gerçekleştirdiği, Paris, Brüksel ve Londra’dan sonra yurtdışı saha çalışmalarının üçüncüsü olan Kıbrıs-Lefkoşa programı sona erdi. Türkiye için gerek politik gerekse jeopolitik anlamda kritik bir öneme sahip olan KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da düzenlenen Siyaset Akademisi’nde yoğun diplomatik ve siyasi bir program gerçekleştirildi.

    Koordinatörlüğünü Türkiye Araştırmaları Merkezi Başkanı Zeynep Banu DALAMAN’ın yaptığı  “Siyaset Akademisi-KKTC”ye katılan öğrenciler KKTC’nin önemli diplomat, siyasetçi, akademisyen ve sivil toplum liderleriyle görüşerek, Tampon Bölge’de Birleşmiş Milletler yetkilileri, Magosa ve Maraş’ta yaşayan Türklerle de temaslar da bulundular. İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Sosyoloji bölümü öğrencilerinden oluşan grup,  “Çatışma ve Çözüm Metodları”ndan yararlanarak hazırlayacağı bir “Kıbrıs Çözüm Raporu”nu önümüzdeki günlerde T.C. Dış İşleri Bakanlığı ve AB Bakanlığı’na sunmaya hazırlanıyorlar.

    KKTC Meclis Başkanı Dr. Sibel Siber: “Kıbrıs deyince sorun akla geliyor”
    İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencilerini ağırlayan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Dr. Sibel Siber, devam eden Kıbrıs müzakerelerinin çözümle sonuçlanmasının herkesin umudu olduğunu, bir sorun varsa onun çözülmesi gerektiğini, çözülemeyecek bir sorun olmadığının altını çizdi ve “Yeter ki karşılıklı anlayış, empati ve iyi niyet olsun” dedi. Kıbrıs sorunu kapsamında 50 yılda artık konuşulmayan konu kalmadığını ifade eden Siber, artık irade gösterip bu sorunu çözme zamanının geldiğini vurguladı.

    Cumhuriyet Meclisi Başkanı Dr. Sibel Siber, siyasetin bir bilimsel ayağı, bir de pratik uygulaması olduğunu belirtti ve siyasetçilerin akademisyenlerden yararlanabileceği çok şey olduğunu, her siyasetçinin yanında siyaset bilimi okumuş bir danışmanın olmasının yararlı olduğunu kaydetti. Kalem deyince kâğıt, gök deyince mavinin akla geldiği gibi Kıbrıs deyince de sorun kelimesinin akla geldiğini dile getiren Siber, Kıbrıs sorununun yarım asırlık bir sorun olduğunu kaydetti.

    Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça’dan ders niteliğinde brifing,
    Siyaset Akademisinin ilk gününde öğrencilerin ikinci ziyaret noktası Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ile oldu. Öğrencileri elçiliğin salonunda ağırlayan Halil İbrahim AKÇA kısa bir Kıbrıs yakın tarihi bilgilendirmesi sonrasında Kıbrıs sorunu ile ilgili bilgilerini aktardı.

    Kıbrıs sorunun çözümünde her iki tarafında bir yapıcı muğlaklığa ihtiyacı olduğunun altını çizen AKÇA yetkilerin netleşmesi ve en önemli sorunlardan biri olan mülkiyet/toprak konusunun halledilmesinin hayati öneme sahip olduğunu belirtti.
                                                      
    KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu: “Rumlar Anlaşma Mecburiyeti Hissetmiyor”
    Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Akademisi öğrencilerini makamında kabul ederek Kıbrıs konusunun tarihçesini anlattı. Eroğlu, bir yıl içerisinde müzakereleri tamamlayarak referanduma götürmeyi düşündüklerini ancak Rum kesiminin tutumu yüzünden bunun zor göründüğünü de belirtti.

    Derviş Eroğlu: “Kıbrıs, Çözülse de Türkiye İçin Her Zaman Gündemde Kalacak Bir Konu”
    Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu 1955’te EOKA’nın ortaya çıkmasıyla başlayan sorunların 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulması ve 3 yıl sonra bozulmasıyla birlikte 1974’e kadar Kıbrıs’ta Türklerin hep mahrum edildiğini belirtti. Rum tarafının acelesi olmadığını altını çizen Eroğlu “Biz ne kadar acele edersek edelim Rum tarafının acelesi yok, niye olsun ki? Onlar hem AB’nin, hem de BM’nin üyesi olmuşlar.” Rumların anlaşma yapma mecburiyeti hissetmemesinin süreci uzattığını belirtti.

    KKTC Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş: “AİHM’nin tazminat kararı müzakere masasına atılan bir dinamittir.”

    Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanı Serdar Denktaş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Türkiye’nin Kıbrıs konusunda 90 milyon Euro tazminat ödemesiyle ilgili kararının müzakere masasına atılan bir dinamit olduğunu söyledi.

    Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs sorununun çözümü konusunda uluslararası camiaya karşı güven kaybı yaşadığını söyleyen Denktaş, konuşmasında Güney ile Kuzey arasında kara sınır kapılarının açılması, “Annan Planı” olarak anılan süreç gibi birçok konuya değindi. Kıbrıs sorununun çözümü konusunda bir karmaşa olduğunu söyleyen Denktaş, her iki halkın çözümü farklı şekilde yorumladığını anlattı.

    Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Başkanı İzzet İzcan: “Kıbrıs, savaşların sığmayacağı kadar küçük, tüm Kıbrıslıların üzerinde kardeşçe yaşayabilecekleri kadar büyüktür.”

    Siyaset Akademisi KKTC öğrencilerini parti genel merkez binasında ağırlayan ve Kıbrıs sorunu, müzakere süreci ve Türkiye ile olan ilişkiler hakkında öğrencilere bilgi veren BKP Genel Başkanı İzzet İzcan, öncelikle Türkiye’den gelen öğrenci ve akademisyenlerin BKP’yi ziyaret etmelerinden dolayı memnuniyet duyduğunu söyledi.

    Kıbrıs sorunun en erken zamanda çözülmesini hedeflediklerini dile getirmesinin ardından Kıbrıs’ın Akdeniz’de bir barış adasına dönüşmesi için mücadele verdiklerini savunan İzcan, Kıbrıs’ın savaşların sığmayacağı kadar küçük, tüm Kıbrıslıların üzerinde kardeşçe yaşayabilecekleri kadar büyük olduğunu vurguladı.

    BKP’nin federasyon temelinde erken ve kalıcı bir çözüme ulaşılması için sürmekte olan müzakere sürecine parti olarak her türlü katkıyı koymaya çalıştıklarını öne süren İzcan, olabilecek en erken çözüm için her iki taraftaki toplumların da barış sürecine aktif bir şekilde dâhil olmasının şart olduğunun altını çizdi.

    KKTC Dış İşleri Bakanı Özdil Nami: “Öncelikli Konumuz Kıbrıs Sorunu”
    Siyaset Akademisi KKTC öğrencileri için en önemli duraklardan biri KKTC Dış İşleri Bakanı Özdil Nami ile oldu. Dışişleri Bakanlığı konferans salonunda gerçekleşen kabulde, Dışişleri Bakanı Özdil Nami, Kıbrıs sorununun tarihçesi, izlenen politikalar ve müzakerelerde gelinen son aşama hakkında öğrencileri bilgilendirdi.

    Bakan Nami, öğrenci ve akademisyenlere Bakanlığı’nın faaliyetleri hakkında bilgi verirken, Bakanlar Kurulu kararıyla Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin koordinasyonu çalışmalarının da Dışişleri Bakanlığına verildiğini söyledi. Bakan Nami bu sebepten dolayı son dönemde AB ile ilişkilerin arttığına ve yoğunlaştığına dikkat çekti.

    Nami, konuşmasında, Kıbrıs sorunu odaklı çalışmaların Bakanlığı’nın öncelikli konusu olduğunu ve Dışişleri Bakanlığı’nın rolünün Kıbrıs sorunu konusunda müzakereleri sürdüren Cumhurbaşkanlığı’nı destekleyici bir nitelikte olduğunu da ifade etti. 11 Şubat’ta yayınlanan ortak deklarasyonu da değerlendiren Bakan Nami öğrencilerin sorularını da yanıtladıktan sonra kendisine takdim edilen teşekkür plaketini kabul etti.

    Mehmet Ali Talat: “Çözüm İçin Kritik Süreçteyiz”
    Siyaset Akademisi KKTC öğrencilerini çalışma ofisinde ağırlayan KKTC 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat Kıbrıs sorununa dair güncel gelişmeleri değerlendirdi.

    Son dönemlerde Rum ekonomisinin çöküşe geçtiğini ve adadaki doğalgaz kaynaklarının Türkiye güzergâhına ihtiyaç duyulması nedeniyle Kıbrıs sorununun çözülmesi için çok uygun bir dönem olduğunu belirten Mehmet Ali Talat, bu sürece dair dinamiklerin iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Mehmet Ali Talat Kıbrıs Sorununun çözümünde iki tarafın da hakkaniyet değerleri ölçüsünde çözüme katkı sunması gerektiğini söyledi.

    SKMG Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özmen Safa: “Kıbrıs’ta İstikrar Beklentisi Var”
    İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencilerinin Kıbrıs temaslarında bir diğer önemli görüşme Kıbrıs sorununda ekonomi ayağını ele alan Star Kıbrıs Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özmen Safa ile gerçekleşti. Öğrenciler ADA TV’de katıldıkları canlı yayın eşliğinde Ali Özmen Safa’nın Kıbrıs’ta iş adamlarının karşılaştığı sorunlara yönelik konferansını dinlediler.

    İş dünyasının Kıbrıs’taki ağır bürokrasinin altında ezildiğini ve çoğu zaman haksız rekabete yenik düştüklerini belirten Safa ülkede her şeyin sorumlusu olarak ambargoların görüldüğünü ifade etti.

    Ardından geçmiş sanayi dönemi ve ülkedeki yatırımcılar ile ilgili detaylar aktaran Safa, yerli yatırımcıların istikrar beklentisi olduğunu bunun da siyasilerin elinde olduğunu belirtti.

    TDP Genel Bşk. Cemal Özyiğit:” Çözümsüzlüğün Faturasını Kıbrıslı Türkler ödüyor”
    İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencilerini kabul eden Cemal Özyiğit, Kıbrıs’ta iki bölgeli, iki toplumlu siyasi eşitliğe dayalı bir çözüm istediklerini kaydetti.

    Özyiğit, Kıbrıslı Türklerin adanın kuzeyinde kendi ayakları üzerinde durabilecek bir yapı oluşturulmasını arzuladığını kaydederek, Türkiye’deki hükümetlerin buna saygı duymasını istedi.

    Cemal Özyiğit: “Türkiye halkıyla dayanışmamızı her alanda yineliyoruz”

    Türkiye hükümetleriyle karşılıklı ve eşit düzeyde bir ilişki sürdürmek istediklerini belirten TDP Genel Başkanı Özyiğit, her iki halkın birbirini anlamasının, iş ve güç birliği yapmasının önemli olduğunu söyledi.

    Türkiye’nin Kıbrıslı Türkler için hayati önem taşıyan bir ülke olduğunu da vurgulayan Cemal Özyiğit, Türkiye halkıyla dayanışmalarını her alanda yinelediklerini anımsattı.

    Özyiğit, Soma’daki maden kazasında hayatını kaybeden işçilere de rahmet dileyerek, “Oradaki kardeşlerimizin acısını paylaşıyoruz” dedi.

    Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün faturasını Kıbrıslı Türkler ödüyor”
    Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün faturasını Kıbrıslı Türklerin ödediğini vurgulayan Cemal Özyiğit, uluslararası dışlanmışlığa işaret ederek, adanın kuzeyindeki sektörlerin önünün kapalı olduğunu anlattı.

    Özyiğit, “Ne ilginçtir ki Mersin kapısı da hala Kıbrıs Türk üreticisine kapalıdır” dedi, bu konuda da sıkıntılar olduğunu söyledi.

    Konuşmasında “Annan Planı” sürecine de değinen Özyiğit, Kıbrıslı Türklerin bu dönemde bütünlüklü çözüm olacak diye umutlandığını ancak Rumların referanduma “hayır” dediğini anımsattı.

    Ulusal Birlik Partisi Genel Bşk. Hüseyin Özgürgün: “Biz Bu Ülkede Anlaşma İsteyen Partiyiz”
    Siyaset Akademisi KKTC’de yoğun geçen bir programın son isimlerinden biri olan Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün Kıbrıs’ta görüşmelerin Rumların oyalamalarına rağmen Türk tarafının yoğun isteğiyle devam ettiğini kaydederek “Biz bu ülkede anlaşma isteyen partiyiz” dedi.
    UBP’nin Atatürk Meydanı’ndaki tarihi binasında gerçekleşen görüşmede, Özgürgün,  üniversite öğrencilerini sohbet ederek, KKTC ve UBP hakkında bilgi verdi.

    Özgürgün, öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada, UBP’nin her zaman sandıklardan en güçlü parti olarak çıktığını ve KKTC’deki tüm eserlerde imzası olduğunu söyledi.

    Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs konusuna da değinerek, Kıbrıs’ta anlaşma isteyen tarafın KKTC olduğunu, Rumların her zaman masadan kaçmanın yollarını arayarak görüşmeleri oyaladığını ifade etti.

    UBP’NİN KIBRIS SORUNUYLA İLGİLİ DÖRT KIRMIZIÇİZGİSİ
    “Kıbrıs konusunda bizim 4 tane kırmızıçizgimiz vardır” diyen Özgürgün, bunların “iki kesimlilik, iki kurucu ve eşit devlet, iki halkın siyasi eşitliği ve Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi” olduğunu belirtti.

    Görüşmelerin, Rumların oyalamalarına rağmen Türk tarafının yoğun isteğiyle devam ettiğini kaydeden Özgürgün “Biz bu ülkede anlaşma isteyen partiyiz” dedi.

    UBP Genel Başkanı Özgürgün konuşmasında Kıbrıs’taki Osmanlı eserlerine de değinerek, “Kıbrıs’ta Türk varlığını ve kültürünü koruma konusunda UBP çok muhafazakâr bir partidir. Hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Osmanlı eserlerini koruma, hem de Güney Kıbrıs’taki eski Osmanlı eserlerine sahip çıkmak UBP’nin en büyük görevidir” dedi.

    KKTC Din İşleri Başkanı Prof. Dr. Talip Atalay: “Sorunun çözümünde iki toplumun da dini liderlerinin sunacağı barışçıl söylemler çok önemlidir.”

    Siyaset Akademisi öğrencilerinin bir sonra ki temas noktası KKTC Din İşleri Başkanı Prof. Dr. Talip Atalay ile oldu. Öğrencileri oldukça sıcak ve samimi bir şekilde karşılayan Atalay, geleceğin siyasetçilerini Din İşleri Başkanlığı’nda gördüğü için duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ziyaret için teşekkür etti ve heyete çalışmalarında başarı diledi.

    Öğrencilerin Kıbrıs sorununa dair sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Talip Atalay, KKTC halkının dine bakış açısı ve Kıbrıs sorunu süresince toplumda dinsel gelişiminin ne yönde ilerlediğine dair değerlendirmelerde bulundu. Sorunun çözümünde her iki toplumun da dini liderlerinin sunacağı barışçıl söylemlerin sürece önemli katkılar sunacağını ifade etti.

    Tampon Bölge, Maraş, Kapalı Maraş Ve Rauf Raif Denktaş’ın Mezarı
    KKTC gezisinde diplomatik ve resmi görüşmelerin yanı sıra öğrenciler sivil inisiyatifler ve halkla da bir araya geldiği görüşmeler yaptı.

    Tampon Bölge’de yer alan Birleşmiş Milletler Dayanışma Evi’nde Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumları bir araya getiren ve karşılıklı nefret söyleminin azalması, geçmişteki acıların azaltılarak hoşgörü kültürünün yayılması için bu bölgede yapılan seminerler ve konferanslar konusunda bilgi alındı. Bu bölgede her iki taraftan özelikle öğretmenlerin konuyla ilgili bir araya geldikleri ve “bir arada yaşama kültürü” ile ilgili seminerlere katıldıkları gözlemlendi.

    KKTC Kurucu ve 1. Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı da kabri başında anmayı unutmayan İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencileri oradan Magosa’ya geçti.

    Çözüm Sürecinin Kilit Noktası: Maraş
    Kıbrıs sorunun en önemli pazarlık konularından Maraş ziyareti ve oradaki Kıbrıslı Türkler ile yapılan görüşmeler öğrencilerde büyük bir soru işareti yarattı. Maraş Dayanışma Derneği ile yapılan görüşmelerde Kıbrıslı Rumların pazarlıklarda koşulsuz şartsız geri istedikleri Maraş’ta Kıbrıslı Türklerin 40 yıldır yaşadıkları, tarım yaptıklarını düşünürsek Maraş’ı vermenin o kadar da basit olmadığı gözlemdi. 40 yıldır kimsenin girmediği Kapalı Maraş ziyareti ve bu şehrin yanı başındaki İngiliz üssü öğrencileri konunun başka boyutlarını, özellikle adadaki İngiliz hâkimiyetini görmelerini sağladı.




    Yazdırılabilir Sayfa Sayfayı Yazdır | Word'e Aktar Worde Aktar | Tavsiye Et Arkadaşına Gönder | Yorum Yaz Yorum Ekle

    TAM

    En Çok Okunanlar




    Toplam Ziyaretçi : 
    Aktif Ziyaretçi : 

    16457822
    200
       

      Son Ziyaret :  24.11.2017 04:56