HABER ARAMA


Gelişmiş

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR


    Siyaset Akademisi Avrupa'yı Fethetti

      23.06.2013

    İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencileri Siyaset Akademisi rüzgârını Avrupa'da estirdi.

    Categorie  Kategori : TAM
    Comments  Yorum : 0
    Reading  Okuma : 3094

    Share |

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ AVRUPA’YI FETHETTİ

    İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencileri Siyaset Akademisi rüzgârını Avrupa’da estirdi.

    İstanbul Aydın Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Merkezi’nin her yıl düzenlediği Siyaset Akademisi serisi bu defa her zaman ki siyaset akademisi geleneğinden farklı olarak geçtiğimiz hafta yoğun bir akademik ve diplomatik temas programıyla Dünya Kültür Başkenti Paris ve Avrupa’nın Kültür Başkenti Brüksel’de gerçekleşti.


    Koordinatörlüğünü İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Zeynep Banu Dalaman’ın yaptığı  “Siyaset Akademisi-Avrupa” geleneksel olarak ülke içinde yapılan akademilerin ve konferansların dışında bu defa daha farklı bir konseptle Paris ve Brüksel’in önemli diplomat, siyasetçi ve akademisyenlerinden oluşan konuşmacı kadrosuyla yurtdışında gerçekleştirilen temaslarla gerçekleşti.


    Siyaset Akademisi Avrupa’ya katılan öğrencilere sertifikalarını veren İstanbul Aydın üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Aydın: “Siyaset Akademisi Avrupa öğrencilerimize yurt dışı bilgi ve becerilerini geliştirmek için önemli bir fırsat oldu. Paris ve Brüksel’in eşsiz kültür, sanat ve mimarisi eşliğinde hem gezme hem de alanında uzman isimlerle birebir tanışma imkânı bulan öğrenciler de programa interaktif olarak katkıda bulundular. Yoğun temaslar sonrası Türkiye ve dünya siyaset gündemine damgasını vuracak başlıkların da ortaya çıktığını görüyorum.” dedi.


    PARİS: FRANSA PARLAMENTOSU’NDAN FRANSA ESKİ BAŞBAKANI’NA

    Altı gün süresince aralıksız devam eden program, öğrencilerin Paris’e varışlarını takiben yapılan panoramik Paris şehir turuyla başladı. Turun ardından siyasi temasların başladığı ilk gün Fransız Parlamentosunda (National Assemble) Fransa Meclisi Türkiye-Fransa Dostluk Grubu Başkan Yardımcılarından Arlette Grosskot’un eşliğinde yapılan parlamento gezisi ile devam etti. Paris’teki en önemli kazanım öğrencilerin Türkiye’de son dönemde tartışılan “Parlamenter Sistem” ile Fransa’nın “Yarı Başkanlık Sistemi”ni karşılaştırma imkanlarının olmasıydı. İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Öğrencisi Zübeyde Ağsakallı izlenimlerini şöyle aktardı: “Fransa’da demokrasinin kökleşmesinin en derin izlerini gezdiğimiz tarihi binalarda gördük. Eski saraylardan oluşan Parlamento ve Senato binalarını gezdiğimizde sistemin kendini nasıl denetlediğini gördük. Senatörler ve parlamenterler ayrı ayrı toplanıyorlar ve kararları tartışıyorlar. Cumhurbaşkanı François Hollande’ın bu iki binaya girememesi ve kararları etkileyememesi çok önemli. Senato gezisinde Cumhurbaşkanı tarafından atanan bakanların senatörlere icraatleri nasıl hesap verdiklerini izledik. Bizim için muhteşem bir deneyim oldu” dedi.

    İLK DURAK AVRUPA’NIN EN ÖNEMLİ SİYASET OKULU “SCIENCES PO DE PARİS” DE DERS

    Avrupa’nın en önemli siyasetçilerini yetiştiren Sciences Po Paris (Paris Siyasal Bilimler Enstitüsü) ve Fransa Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nden Prof. Dr. Riva Kastoryano ile Türkiye’nin son dönemlerde ki en önemli gündemlerinden biri olan Gezi Parkı protestoları değerlendirildi. Gezi Parkı olaylarının Avrupa’dan nasıl görüldüğü sorusu üzerine Riva Kastoryano: ”Türkiye’de kitleler sokağa başta ekolojik bir kaygıyla döküldü. Daha sonra olaylar çığırından çıktı ve polis şiddetine kitleler toplandı. Sonra bir baktık, Türkiye’deki siyasi yapıya bir protesto olduğunu, siyasi yaşamda düzeltmeler bekleyen bir kitlenin oluşturduğu bir hareketin var olduğu ve bunu görmezden gelmenin bir şeyleri değiştirmeyeceğini gördük. Bu hareketleri tamamen demokrasinin bir parçası olarak görmek gerekir. Bu sosyal hareketi Ortadoğu’da yaşanan Arap Baharı ile karşılaştırmak yanlış bir akademik tartışma olur.” dedi.


    PARİS BÜYÜKELÇİSİ TAHSİN BURCUOĞLU: “DÜNYANIN EN İYİ YETİŞEN DİPLOMATLARI TÜRK DİPLOMATLARI”

    Akademinin bir sonra ki durağı olan T.C. Paris Büyükelçiliği’nde öğrencileri ağırlayan Büyükelçi Tahsin Burcuoğlu ile Büyükelçiliğin mevcut gündem konuları hakkında kısa bir bilgilendirmeden sonra diplomat olmanın zorluklarını ve avantajlarını anlattı. Fransa-Türkiye ilişkilerinde Sarkozy döneminde daha önce yaşanan gerginliklerin etkileri ve yeni dönemde ilişkilerin ve müzakerelerin ne yönde ilerleyeceği konusunda değerlendirmelerde bulundu. Aynı zamanda Ermeni meselesinde bulunabilecek çözüm yollarının neler olabileceği ve bu konuda çözüm yolunun siyasilerden değil tarih komisyonlarından geçtiğini belirtti. 

    FRANSA ESKİ BAŞBAKANI MICHEL ROCARD: “FRANSA İÇİN VICHY NEYSE TÜRKİYE İÇİN DE ERMENİ SORUNU O’DUR”

    Paris temaslarında yapılan en önemli görüşmelerde biri de Türk dostu olarak bilinen siyasetçi Fransa Eski Başbakanı Michel Rocard ile yapılan toplantı idi. Michel Rocard’ın konuşmalarında en dikkat çeken noktalar ise Türkiye ile Fransa ilişkilerinde zaman zaman kritik sorunlara neden olan Ermeni sorununa dair yaptığı yorumlar oldu. Bu noktada özellikle Ermeni sorununu Fransa’da Nazi rejimiyle birlikte Yahudilerin katliamına yol açan Vichy rejimi olayları ile kıyaslayan Michel Rocard, bunun üzerinden bir örneklendirme ve karşılaştırma yaparak Türkiye’nin Ermeni sorununu da bunun üzerinden çözmesi ve karşılaştırma yapması gerektiğine değindi. Rocard: “Fransa için geçmişte ki Vichy sorunu ne ise Türkiye için de Ermeni sorunu odur” diyerek çözümün uluslararası tarihçilerin tarafsız ve ortak çalışmalarıyla mümkün olabileceğini söyledi. “Türkiye Ermenistan ile ilgili çok önemli adımlar attı ama bunu Dünya kamuoyuna duyuramadı. Örneğin Van’daki Akdamar Kilisesi’ni ibadete Ermenilere açtı ama bunu kimse bilmiyor. Fransa’nın Ermeni sorunu konusunda zaman zaman Türkiye’yi sıkıştırmasının en önemli nedeni Fransa’daki Ermeni seçmen nüfusudur ve bu konuda pek çok Fransız siyasetçi oldukça korkak bir siyaset izliyor.” dedi. Türkiye’ye dair oldukça güçlü gözlemlere sahip olan Michel Rocard, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik süreci içinde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin AB’ye girmesinde ki en önemli barajlardan biri de bu meselenin olduğunu sözlerine ekledi.

    UNESCO


    Pek çok önemli uluslar arası kuruluşa ev sahipliği yapan Paris’te bir diğer önemli ziyaret noktası ise UNESCO/Paris T.C. Daimi Temsilciliği idi.  Öğrencilerin Unesco’da oldukça sıcak karşılandığı UNESCO’da özellikle değinilen konulardan biri Türkiye’nin göç sorununda UNESCO’dan faydalanılması gerektiği idi. UNESCO’nun gelecek projelerine dair soruları cevaplandırıldıktan sonra Unesco Rezidans’ında verilen resepsiyon yemeğinde öğrenciler ve diplomatlar arasında ki temaslar ve sohbetler orada da devam etti.

    TÜRK ÖĞRENCİLER FRANSIZ SENATOSUNDA


    Fransız senatosunda yapılan ziyaret ile öğrenciler Fransız Senatosunu görme ve senatörlerin çalışma şekillerini yerinde gözlemleme şansını elde ettiler. Yapılan sunum sonrası edinilen gözlemlerde senatonun işleyiş şekli ile Türkiye’de olası bir başkanlık sisteminin nasıl işleyebileceği karşılaştırmaları yapıldı. Demokratik işleyiş olarak Türkiye’de bir senato sisteminin var olması durumunda nelerin değişebileceği ya da bu sistemin Türk demokrasi hayatı için nasıl bir gelişim sağlayacağı tartışmaları yapıldı.

    FRANSA KÜLTÜR VE İLETİŞİM BAKANLIĞI: “AVRUPA SANATINI ÖZELLİKLE DE SİNEMASINI KORUMAK ZORUNDAYIZ”

    Fransa Kültür ve İletişim Bakanlığı’nda yapılan bilgilendirme toplantısında Fransa’nn kültür politikalarının 1960’larda Fransa Kültür Bakanlığı yapan ünlü sanat tarihçi ve yazar André Malraux tarafından oluşturulduğunu ve ana amacının Fransız ulusal ve kültürel varlığını korumak ve tüm ülkede kültürel demokratikleşmeyi sağlamak olduğu belirtildi.

    Bakanlığın politikalarında dikkat çekici noktalardan biri Fransız kültürünü ve dilini yaygınlaştırmak için diğer ülkelerle kamusal alanlar aracılığıyla oluşan bir ağ, etkileşim ve kurumsal bir ortak hareket gerçekleştirmek istemeleriydi. Ayrıca Fransa’da insanların Fransızca dışında bir dil konuşmaktan kaçınmalarının nedeni sorulduğunda ise bunun milliyetçi bir tutum olmaktan öte insanların Fransız Kültürünü korumak amaçlı olduğu ve gençlerde bunun çift dilliğe doğru değiştiği belirtildi. Bu konuda sanatta da Avrupa ekolünü korumaya çalıştıklarını özellikle Amerikan film endüstrisine karşı mültikültüralizmi savunan, Avrupa içi ortak yapım sanat eserlerini ve filmleri teşvik etme politikası izlediklerinin altı çizildi. Fransa’da sanatçılara özel fonlar ayrıldığı ve sanatçıları cesaretlendirmek için özel imkânlar sağlandığı vurgulandı.

    BRÜKSEL TÜSİAD ULUSLARASI KOORDİNATÖRÜ DR. BAHADIR KALEAĞASI: “AVRUPA’DA SİYASİ LOBİ ŞART!”

    Paris’te yapılan toplantılar sonrası ara vermeden devam eden Siyaset Akademisi-Avrupa’nın Brüksel’de ki ilk durağı TUSİAD AB Temsilciliği oldu.  Avrupa Birliği’nin karar alma mekanizmasında çok önemli bir konumda olan Avrupa Özel Sektör Konfederasyonu (Business Europe)’nun alınan kararlarda doğrudan devreye girip bu kararları süzen çok önemli bir kurum olduğu ve Türkiye’nin de TUSİAD kanalıyla bunun tam üyesi olduğunu söyledi. Aynı şekilde TUSİAD’ın Avrupa’da ki siyasi lobi yönünden bahsederek Avrupa Birliği nereye gidiyor, mevzuat ve politikalar nasıl değişiyor, yeni çevre ve enerji politikaları nelerdir gibi çalışmaların bizzat yerinde uzmanlarla çalışmalar yapıldığını anlattı.

    “AB İLE İLİŞKİLER OLDUĞUNDAN DAHA KÖTÜ BİR NOKTAYA GİDEBİLİRDİ!”

    TUSİAD temsilciliğinde geçirilen keyifli sohbetler sonrası Brüksel’de günün ikinci durağı olarak AB Nezdinde Türkiye’nin Daimi Temsilciliği oldu. Burada öğrencilerimizi ağırlayan AB Nezdinde Türkiye’nin Daimi Temsilci Yardımcısı Mustafa Osman Turan ile yapılan görüşmelerde kendileri öğrencilerimize Türkiye-AB ilişkilerinde yaşanan gündem gelişmelerinden bahsetti. Özellikle son dönemlerde yaşanan gerginliklerin Türkiye-AB ilişkilerine ne gibi etkileri olduğundan bahseden M. Osman Turan; ilerleyen fasl-ı müzakerelerin ne yönde ilerleyeceğine dair ipuçları verdi. Zaten durağan bir dönemden geçen Türkiye-AB ilişkileri geçtiğimiz hafta yeniden açılacak olan bir fasl-ı müzakere kararının bu gergin ortamda yeniden alınmasını diplomasinin bir mucizesi olarak nitelendirdi.

    Aynı zamanda Kıbrıs konusunda yeni bir müzakere süreci beklendiğini ve bunun sorunun çözümüne dair hâlihazırda konseyin bloke ettiği 14 faslın olduğunun altını çizdi.


    DÜNYADAKİ KRİZ BÖLGELERİNE NATO’DAN YUMUŞAK GÜÇ DESTEĞİ

    Ara vermeden yoğun bir şekilde geçen Siyaset Akademisi-Avrupa Brüksel ayağında ikinci gününde ilk ziyaretini tüm dünya için önemli bir uluslararası organizasyon olan NATO Genel Merkezi ve NATO Nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği ile gerçekleştirdi. Burada NATO Genel Merkezi Kamu Diplomasisi Bölümü Yöneticisi Sülün Aykurt NATO’nun çalışmaları ve politikaları hakkında genel bir teknik bilgilendirme sunumu sonrası öğrencilerimizin sorularını yanıtladı.

    NATO’nun gündeminde Suriye için bir müdahale planı olmadığını söyleyen Sülün Aykurt, Afganistan müdahalesinden de bahsetti. NATO hem Suriye’de hem Afganistan’da askeri müdahalelerin sıkıntılara yol açtığını o yüzden artık NATO’nun da yumuşak güç ile bölgelere destek vereceğini söyledi. Bu anlamda NATO’da sivillerin ve de özellikle kadın yöneticililerin sayısının artırılmak istendiğinden bahsetti.

    Sülün Aykurt’un sonrasında Dr. Petr Lunde NATO Rusya ilişkileri konusundan önemli bilgiler verdi. NATO’daki temsilcimiz diplomat Çağrı Sakar ise NATO’nun mevcut politik gündemi, çalışma sistemi, yapısı ve işleyişi hakkında genel bilgilendirmelerde bulundu.


    “AB K.K.T.C.’Yİ TANIMIYOR AMA TOPRAKLARI AVRUPA TOPRAKLARI!”


    NATO ziyaretinin ardından öğrencilerin akademi programı AB Komisyonu ile devam etti. AB Komisyonu’nda yapılan toplantıda öğrenciler komisyonların işleyiş sistemleri, politikaları ve yapısı hakkında bilgilendirildikten sonra program gündeme dair soru ve cevaplarla devam etti. Burada da komisyonların teknik işleyişi hakkında yapılan sunumda dikkat çeken bir diğer önemli nokta ise sunumda gösterilen haritada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bulunduğu toprakların Avrupa Birliği toprakları olarak gösterilmiş olmasıydı. Büyük bir şok yaşadıklarını söyleyen İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi Mehmet Ali Tavşan: “Türkiye’nin AB’ye üyelik durumunun askıda olmasının en öneli sebeplerinden biri Kıbrıs. AB’nin KKTC’yi tanımadığını biliyoruz ama haritaya göre K.K.T.C. topraklarının AB toprakları olarak gösterilmesi çok şaşırtıcı” dedi.

    KADER SEVİNǒLE ENERJİ GÜNDEMİ


    Öğrencilerimizi  “Türk Kahvesi Brifingleri” formatıyla Türk kahvesi ikramı eşliğinde karşılayan CHP Brüksel Temsilcisi Kader Sevinç aynı zamanda Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır ile birlikte Türkiye’nin Avrupa Birliği Gündemi, Enerji Politikaları ve Gezi Parkı protestolarının Avrupa gündemine yansımalarına dair gözlemlerini öğrencilerimizle paylaştılar.

    AB Türkiye ve Balkanlar Uzmanı Aurelien Juliard: “SİVİL TOPLUMLA HAREKET EDİLMELİ!”


    Brüksel’de öğrenciler son olarak AB Avrupa Bölgeler Komitesi ve Avrupa Ekonomi ve Sosyal İlişkiler Komitesi ile bir araya geldi.

    AB Türkiye ve Balkanlar Uzmanı Aurelien Juliard yaptığı sunum sonrası Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olma sürecinde en önemli etkenlerden birinin hükümetin demokratikleşme sürecinde sendikalarla, sivil toplum örgütleriyle ve konfederasyonlarla ortak çalışmalar yürütmesi gerektiğinin ve sorunların çözümünde bu oluşumlarla ortak hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.




    Yazdırılabilir Sayfa Sayfayı Yazdır | Word'e Aktar Worde Aktar | Tavsiye Et Arkadaşına Gönder | Yorum Yaz Yorum Ekle

    TAM

    En Çok Okunanlar




    Toplam Ziyaretçi : 
    Aktif Ziyaretçi : 

    16203673
    76
       

      Son Ziyaret :  24.09.2017 11:33